bursa escort bursa escort eve gelen escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya escort bayan antalya eskort eskişehir escort mersin escort alanya escort bodrum escort bayan alanya transfer porno izle porno izle sikiş izle sikis izle hd porno izle porn izle hd porno izle
altıparmak escort çarşamba escort eve gelen escort gemlik escort görükle escort gürsu escort heykel escort inegöl escort iznik escort karacabey escort kestel escort masöz escort mudanya escort mustafakemalpaşa escort nilüfer escort orhangazi escort osmangazi escort otele gelen escort rus escort sınırsız escort üniversiteli escort whatsapp escort yıldırım escort
Bugun...
SON DAKİKA

Şapkam Önümde Düşünüyorum

 Tarih: 01-12-2021 17:49:00
Asım İNAN

Geçen yıllarımı düşlüyorum…

Meslekte geçen yıllarımı düşlüyorum…

1970 li yılların sonlarında yaşadığım kuyruklu yılları düşlüyorum…

Akaryakıt, şeker ve sana yağı vs. kuyruklarını düşlüyorum…

Şimdi son zamanlarda yaşadıklarımızı düşlüyorum…

Toplum olarak tepkilerimizi düşlüyorum…

İsterseniz fazla detaya girmeden öncelikle 1970 li yıllara doğru uzanalım…

Birinci MC hükümeti dönemi ve piyasada yaşanan olumsuzlukları anımsayalım…

Akaryakıt ofis depolarında var ama pompalarda yok…

Şeker fabrikalarda depolarda doluluk var ama satıcı bayilere yok…

Sana ve benzeri yağlar fabrikaların stokları dolu ama tüketiciye yok…

Vatandaşlar kuyruklara mahkum durumda…

Bir kilo şeker alma uğruna bakkal kapılarında bekleşiyor…

Geçimin direksiyon sallayarak sağlayan şoför esnafı Petrol Ofisi önlerinde bekleşiyor…

O zamanın muhalefette olan siyasileri tarafından yaratılan suni yokluk ve kuyrukları unutmam mümkün mü?

MC hükümetinin iktidardan düşmesi sonucu kurulan hükümet döneminde piyasanın zenginleşmesi ve kuyrukların son bulması unutulur mu

Şapkamı önümden kaldırıp o günleri unutmak istiyorum ama nafile ne mümkün…

NEDEN Mİ?

Hatırlarsanız ‘YENİ GAZETE’ yayın hayatında başladığında ilk yazımda not düşmüştüm:

‘POLİTİKADAN UZAK DURACAĞIM VE YAZMAYACAĞIM’

Ülke olarak son günlerde yaşadığımız olaylara elbette kayıtsız kalamazdım…

Döviz kurunda yaşanan olumsuzluklar ve bu durum karşısında iflasa sürüklenen esnafları nasıl yazmadan geçebilirim…

Gün aşırı yapılan akaryakıt zamları ister istemez bana o 1970 li yılların sonlarını hatırlattı…

Evimin önünde oluşan akaryakıt almak için oluşan kuyrukları nasıl yazmadan geçebilirim…

Siyasinin biri konuşuyor ve insanlar ile dalga geçercesine araç fazlalığından kuyrukların oluştuğunu söylüyor…

‘BİNDİK BİR ALAMETE GİDİYORUZ KIYAMETE MİSALİ’

Mahalle bakkalı ile konuşuyorum ve soruyorum:

Şeker, ay çiçek yağı var mı?


Bulursan bana da getir…

Ekmek aldığım fırıncı ise dert küpü ve açtı ağzını yumdu gözünü:

‘Un çuvalına her gün zam. Bakalım daha ne kadar dayanacağız’

Sanayicisi, marketler, parmakla sayılacak derecede azalan mahalle bakkalları şaşkınları yaşıyorlar…

Terekleri boşalıyor ama yerlerini doldurmaya ne mal var nede alacak paraları kalmış…

İngiltere’de, Almanya’da marketlerde terekler boş bizde ama dolu…

Bu sözleri söyleyen ve iddia edeni yazmama gerek var mı?

Buyurun cenaze namazına misali…

Ülke cehennem yerine dönüşmüş ama Ankara’nın umurunda mı?

Bulguru kuru olanın elbette umurunda olmaz değil mi?

Memura ve emekliye bir kaşık bal çal örneği zam işlem tamam…

‘KAŞIKLA VER KEPÇEYLE AL’…

Fazla uzak değil gibi yukarıda örneklerini sıraladığım kuyrukların oluşması…

Pandeminin yanı sıra bu zamlar sonrası sokağa çıkmaya korkar olduk…

Şapkamı önümden kaldırmak istiyorum ama son zamanlardaki ZAMLAR olmaz demekte…

YİNELİYORUM:

‘Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete’

İşçi, dul ve yetimlerin içler acısı durumları ise işin cabası…

HOŞ KALIN…

HOŞÇA KALIN…

YENİ GAZETE İLE KALIN…

  Bu yazı 649 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 1 Yorum
  • Jamesenvek 01-01-2022 06:54:00

    güzel yazı

  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI