Bugun...

Aşka Olan Düşüncelerimin Kayığında…

 Tarih: 28-06-2018 09:03:00
Ebru RUSSMAYER

Geçen gece eski okul arkadaşlarımla toplandık ve doğal olarak, o kadar kadın bir arada olunca, genelde aşk meşk konularına değinildi. Hepsinin ortak sorunu uzun saatler çalışıyor olmaktan çok, bana göre, ilişkide ya hoşlanan ya da hoşlanılan taraf olmaktan korkmaktı! Neden iki kişi birbirinden aynı anda hoşlanamıyor sanki diye sitemkardılar aşka! Oysa bunun ne önemi vardı ki? Önemli olan güzel duygular yaşayıp ruhumuzu beslemek için çabalamış olmak bence. Sevmek ve sevilmek hepimizin ihtiyacı…

Öyle bir zamandayız ki artık ilişkileri başlatmakta, sürdürmekte, yaşatmakta ayrı bir dert… Nasıl başlıyor günümüz birliktelikleri? Bir taraf, bir tarafın hayalini kurup diğer kişiyi de inandırıyor mu dersiniz bu ilişkinin olabilirliğine? Bence evet!

Peki siz o hayale inanan mısınız o birliktelikte? Yoksa ona ikna edilen mi? İki insanın birbirini aynı derecede arzulayıp bir beraberliği istiyor olma ihtimali nedir? En başlarda çok az bir ihtimal olsa da sonraları bir şekilde eşitleniyor duygular…

Neden mi böyle düşünüyorum? Hemen açıklayayım: Genelde bizim birinden etkilenmemizi sağlayan onun kişisel özellikleri: Mesela o konuşurken yüreğinizde bir yerlere dokunuyor olması, seçtiği kelimelerin sizi heyecanlandırması, kendinizi ona yakın bulmanız, ortak hayallere sahip olmak, aynı şeylerden zevk almak gibi faktörler bizi birbirimize çekici kılan. Bence kimse kimseye dışardan bir bakıp, onu tanımadan, bu hayatımın aşkı demiyor! O kişiyle aynı ortamda bulunup onunla zaman geçirdikçe ve hissettiklerinizin hoşuna gittiğinizi kendinize itiraf edebildiğinizde, karşı taraftaki insan da bunu artık bakışınızdan, gülüşünüzden ya da ses tonunuzdan bir şekilde anlıyor. Şimdi olay artık o kişinin kontrolünde! Ya anlamamazlıktan gelecek ya da sizi daha iyi tanımak için sizinle daha çok zaman geçirmeye çabalayacak

Yani ilk önce içinde bir şeyler hissetmeye başlamış olan kişi inanmış oluyor aslında bu aşkın umuduna ya da birlikte geçirilebilecek birkaç anlamlı saatin hiç unutulmayacak bir ANI olabileceği düşüncesine! Yani demek istediğim, kimse kimseden aynı anda hoşlanmıyor aslında! Birimiz, birimizin bize verdiği değeri görüp farkında olmadan biz de ona karşı bir şeyler hissederken buluyoruz kendimizi…

Bazen oldukça sürpriz zamanlarda hiç beklenmedik yer ve zamanlarda hayatımıza giriyor bu hoşlaşmalar. O aklınıza geldiğinde durup durup gülümsüyorsunuz, o yanınızdayken garip bir enerji ve huzur saçılıyor etrafınıza. Bir daha onu ne zaman göreceğinizin hayalini kuruyorsunuz düşüncelerinizin kayığında...

Belki de balık tutmaya niyetli olmak lazım aşka olta atmadan önce. Balık tutar gibi sabırla beklemeniz lazım! Düşüncelerinizin kayığında sabahlamalara gönüllü olmak lazım. Sonra da biraz cesaret fena olmaz hani. Ya bir daha o kadar etkileneceğiniz birisiyle yan yana gelme şansınız olmazsa hayatta?

Kimin kimden ilk önce hoşlandığı ya da kimin kimi o birlikteliğe ikna ettiği hiçbir rol oynamıyor aslında bu duygu alışverişlerinde.  Yeter ki her iki tarafta mutlu olsun yan yanayken. Hayat aslında anlamlı yaşanan zamanların toplamı! Çok yıl değil, çok AN, sevdaya adanan çok ZAMAN biriktirin bence…

 

Güzel beraberlikler dileklerimle…

  Bu yazı 5286 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI