Bugun...

Yaşadıklarınız ve Yaşayamadıklarınız İçin Üzgünüm Çocuklar…

 Tarih: 25-08-2019 12:46:00
Ebru RUSSMAYER

Bugün yaşanan bu haber kirliliğinin tek nedeni: Türk toplumunun çocuklarını nasıl yetiştirdiğinden geçiyor! Cinsel eşitlik yok! Kural yok, kurallara uymak yok! Sevgi, saygı ve ilgi yok! ZAMAN yok ama hakaret, aşağılama, umursamazlık, kötü örnek olma ve SEVGİSİZLİK almış başını gidiyor…


Efendim, çocuklar, yaptığı yanlışların sonuçlarının olduğunu bilmeli ve kesinlikle hatalarını düzeltmeye çalışmalılar. Aile içinde yaşanan eğitimde özellikle bu konunun üzerine düşülmesi gerektiğini bugünkü yetişkinlerimizden ve onların yaptıklarından gözlemliyoruz:

“Annesi bu seferlik oğlunu affet bir daha yapmayacak!” söylemlerini kullanmayalım artık ne olur! Görmüyor musunuz, her şeyin affedilir olmasını bekliyorlar gün geçtikçe? Her hatanın bir sonucu var ve bu her yaşta, her ülkenin kanununda böyle!


Hepsi bu da değil! Biz kurallara karşı bir toplumuz. Cezaların yaptırımına inanmadığımız için çocuklara genellikle suç işleyip işin içinden ceza almadan nasıl sıyrılacaklarını tembihliyoruz fark etmeden. Ben Türkiye’de bu durumla çok karşılaştım: 


Çocuk, içecek reyonundan bir su şişesini açıp içiyor ve babası, biten su şişesini çocuğun elinden alıp raflarda saklayarak: “Böyle yaparsan bedavaya su içmiş olursun!” diyerek gülümsüyor çocuğuna. Kendisi biraz adrenalin yaşama hevesinde aslında! Bir hırsız yetiştirebileceğini anlamıyor! 


Biz şaka, eğlence ve suç arasındaki o çizgiyi göremeyen bir toplumuz. Bu bir gerçek! Kurallar ve kurallara uymak, beraber yaşamamızı kolaylaştırmak için. Siz bu düzeni çocuğunuzun gözü önünde bozarsanız, öğrenme ve öğrendiğini geliştirme yeteneğinde sınırsız olan çocuklar bu yaşanan deneyimi ustaca geliştirebilirler.

Lütfen çocukları hafife almayın! Gördüğü, duyduğu, yaşadığı ve hissettikleriyle anlıyorlar onlar bu dünyayı. Kendi hakkında çizdikleri kişilik bile bizim onlara söylediklerimizle geliştiriliyor: Çapkın, yaramaz, hırsız, beş para etmez ve daha bir dolu hakaret…


Eğer çocuklarınızı küçük görürseniz, onlar bu hayatta asla, o istediğiniz, büyük yerlere gelemezler! Sizin anlamadığınız bu sanırım. Onları aşağılayarak kendi geleceğiniz hakkında da büyük hayaller kurmayı bırakın yani. Sürekli aşağıladığınız çocuğunuz neden kötü gününüzde yanınızda olmak istesin ki? Kötü günü bırakın, neden yanınıza gelmek istesin ki? Kötü anılarını anımsayıp içindeki çocuğu ağlatmak için mi?


İyi bir insan yetiştirmek için çocuklarınızla her konuda konuşan, onların fikirlerine önem veren, onları dinleyen ne de başarısız olduklarından çok ne de başarılı olduklarıyla ilgilenen bireyler olmalısınız. Onların bu dünyayı anlamalarına yardımcı olan bir rehber olmak sizin göreviniz.  Siz bir hırsız, bir suçlu da olsanız her zaman çocuğunuzun kahramanısınız ve lütfen bunun sorumluluğunu alarak kim olduğunuza dikkat ederek ve çocuğunuzun nasıl bir insan olmasını istediğinizi düşünerek atın adımlarınızı. 


Güzel sözler duysun çocuklar! Her şeyi yapabileceklerine inansınlar.


Onların hayal güçlerini besleyin odalarındaki oyuncaklarından çok! Para değil, zaman verin onlara. 


Belli konularda düşünmelerini sağlayın. Kendini başkalarının yerine koyup duruma oradan bakabilmeyi öğretin (Empati). 


Olumlu cümlelerle konuşmaya çalışın onlarla ve asla suçlayıcı olmayın konuşurken. SEN değil BEN odaklı konuşun mesela: “Çok gürültü yapıyorsun!” değil, “Bu benim için biraz gürültülü. Daha sessiz olabilir misin?”.


Düşünürseniz; aslında dünyadaki bütün kötülükler SEVGİSİZLİKTEN! Sevin çocuklarınızı. Her fırsatta sevgi dolu sözler sarf edin. Sevgiyi hissedemeyen sevmeyi de bilmiyor çünkü. Belki bir çocuğun sevgisi taş kalpli bir canavarı bile adam edebilir ama biz onların annelerini ya da babalarını onların gözleri önünde incitecek kadar SEVGİDEN YOKSUN İNSANCIKLAR olabiliyoruz kötü yetiştirilmiş yetişkinler olarak!


Yaşadıklarınız ve yaşayamadıklarınız için üzgünüm Çocuklar! 


Umarım siz yaşadığınız bu kötülükleri unutup sevgi göstermeyi bilen ebeveynler olabilirsiniz. 


Yoksa bu sonsuza kadar böyle sürüp gidecek…

  Bu yazı 3937 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI