Bugun...

Chernobyl

 Tarih: 03-06-2019 11:13:00  -   Güncelleme: 03-06-2019 11:39:00
Melis BÜYÜKPLEVNE

Hepimiz dizi izlemeyi severiz. Kimimiz yerli dizileri sever, kimimiz ise yabancı dizileri.

Ama bir dizi var ki, çıktığı gibi büyük bir kitleyi kendine çekti. Bahsettiğim dizi Chernobyl.  Son günlerde herkesin dilinde.

Aslında bir mini dizi desek daha doğru olur; çünkü sadece 5 bölümden oluşuyor ve 1986 yılında Çernobil’de meydana gelen Nükleer felaketi ele alıyor. Adeta bir belgesel tadında aktarılan diziden etkilenmemek elde değil! An itibariyle dizinin İMDB puanı 9.7. Bu puan kesinlikle bir tesadüf değil!


Dizide, birkaç hayali karakter dışında herkes ve her şey gerçek.  İtfaiyeci Vasily ile eşi Lyudmila İgnatenko’nun hikayesi daha önce belgesel ve filmlere konu olmuştu, ancak bana göre, hiç bu kadar etkileyici anlatılmamıştı. Atmosfer sizi içine çekiyor ve sanki oradaymış gibi, radyasyondan kaçmanın bir yolunu arıyorsunuz. En azından, bizim gibi izleyen bir sürü kişi de bu şekilde hissetmiş.


Çernobil felaketinin detaylarını ve perde arkasını görünce inanılmaz ürkütücü geldi. Ülkemizde, Trakya ve özellikle de Karadeniz’deki etkilerini hepimiz biliyoruz ama olayın başladığı yeri ve karakterlerin yaşadıklarına tanık olmak bambaşka. Kimler hayatını feda etmiş ve kimlerin hayatı feda edilmiş, inanamıyorsunuz. İnsanı geren en büyük unsurlardan biri de görünmeyen bir katille karşı karşıya olmanız. Biz cep telefonu ve mikrodalgaların zararını tartışa duralım; yüksek ölçüdeki  radyasyonun nelere sebep olduğunu görünce korkularımdan utandım. 


Dizideki plastik makyaja hayran kaldığımı da belirtmek isterim. Cast’ın doğruluğu ve mekanların mükemmeliğine değinmeme gerek bile yok. Uzun zamandır böylesine etkilendiğim bir yapıt olmamıştı, hatta eşimle beraber izleyebileceğimiz bir dizinin olması çok güzel. Kısa sürmesi üzücü olsa da, uzasaydı etkisini kaybedebilirdi. Spoiler vermek istemediğim için çok fazla detaya girmek istemedim ama kesinlikle tavsiye edebileceğim bir dizi. Ayrıca, dizideki çoğu  karakterlerin ne kadar yaşadıklarını ve gerçek fotoğraflarını internette bulmanız mümkün. Özellikle de Twitter’de bununla ilgili paylaşımlar vardı.


Dizide ve yaptığım araştırmalarda Dyatlov ve teknisyenler suçlu gözüküyor; ancak Mehmet Ali Birand’ın Çernobil felaketinden 7 sene sonra (32. Gün programında) yapmış olduğu röportajda Dyatlov’un bunu inkar ettiğine tanık oluyoruz. İzlemenizi tavsiye ederim. 


Ne zaman tarihi bir dizi veya film yapılsa hemen araştırma yapmaya bayılırım. Bu konuyla ilgili de bir sürü malzeme var. Umarım böylesine büyük felaketler bir daha yaşanmaz.


Herkese iyi seyirler ve iyi bayramlar!

  Bu yazı 858 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI