Bugun...

Karantinada neler oldu?

 Tarih: 27-04-2020 17:25:00
Melis BÜYÜKPLEVNE

Bir süredir aranızda yoktum, bunun sebebi sağlık sorunumdu. Belki eskisi kadar aktif yazamayacağım ama ara ara da olsa yeniden yazmaya çalışacağım.


Bu sene gerçekten de çok acayip geçiyor. Yeni yıla girerken kim beddua ettiyse lütfen geri alsın. “Daha başımıza ne gelebilir ki?” cümlesini de tedavülden kaldırırsak çok sevineceğim.


Henüz görmediğimiz bir zombi ve uzaylı istilası kaldı çünkü. 


Karantinaya girmeden, tüm bu olayların başında yaşadığım kaygı yüzünden 22 sene sonra epilepsi nöbeti geçirdim. Bununla birlikte bir şeyi çok iyi anladım, korku değil de kaygı gerçekten de çok fena bir şeymiş.


Bugüne kadar birçok sevdiğim insanı kaybettim, kriz geçirmedim. Yeri geldi maddi manevi sıkıntılar çektim, kriz geçirmedim ama bilinmeyen bir şey ortaya çıkınca bende bir şeyleri tetikledi. 


Aslında ilk sıraladıklarıma biraz da hazırlıklı olduğumuz için galiba çok tepki vermedim. Zaten eninde sonunda sevdiklerimizin ve kendimizin sonunu bekliyoruz ve kendimizi iyi ya da kötü hazırlıyoruz ama bilinmeyen bir şey olunca, haliyle ne yapacağını da bilmiyorsun ve seni eve hapis edince iyice endişeleniyorsun. İlacı yok, çözümü yok. İyileşenler var ama iyileşmeye de biliriz. İşte bu “kaygı” denilen gıcık şey hayatımı bir süreliğine zehir etti ama şu anda çok şükür iyiyim ve umutluyum. 


Bu karantina sürecinde fark ettiğim başka şeyler de oldu. Mesela sürekli evde olmamdan dolayı kendime asosyal diyordum ama değilmişim. Ara ara gittiğim alışveriş merkezi, oturduğum kafe bile sosyallikmiş aslında. Arkadaşımla pek bir araya gelemiyorum derdim ama o bile bayağı sık oluyormuş, değerini şimdi anladım. 


Biz evlerdeyken başka şeyler de değişti. Doğa resmen kendine geldi. Eşimle birlikte, daha önce hiç görmediğimiz kuş cinslerini görmeye başladık. 


Oksijen seviyesi arttı, çiçekler açtı, her yer yeşerdi. Gözünüzü seveyim doğaya iyi bakalım ve her şeyi kaybettiğimizde değerini anlamayalım. Doğa bize muhtaç değil ama biz ona muhtacız! 


Hayvanlar da bu arada biz olmadığımız için rahatladılar. Ne kadar acı değil mi? Bazı insanlar hala bencillik ediyor. Biri geçenlerde demiş ki, burası köy değil, inekleri toplayın. Yahu burası Bodrum, şehir değil, oturduğumuz yer bir köy. 


Sırf ünlüler ve yazlıkçılar buraya geliyor diye şehir falan değil yani. O tezekler de olacak, inekler de olacak arkadaş. Dağdan gelip bağdakini kovmak diye buna denir herhalde. 


Daha neler göreceğiz bilmiyorum ama kısa bir zaman sonra güzel şeylerin olmasını umut ediyorum. Şimdilik bana müsaade. Herkese sağlıklı ve güzel günler diliyorum.

  Bu yazı 918 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 1 Yorum
  • Zafer Gönden 27-04-2020 23:45:00

    Tebrik ediyorum,çok güzel bir yazı.İlgiyle takip edeceğim. Bodrum hakkında yazdıkların hele.Dağdan gelip bağdakini kovmak buna denir.Bodruma doğal ortamda yaşamak için gelir insanlar, şehir hayatından kaçmak için.Sevgiler.

  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI