Bugun...

Milli Mutabakatla Covid19 kriz masası kurulmalı

 Tarih: 06-04-2020 18:34:00  -   Güncelleme: 06-04-2020 19:31:00
Metin AĞIRMAN

Dünyayı sarsan bu salgına  sebep olan  aslında 2018 yılından beri  var olan ancak mutasyon değiştirerek  bugünkü korkunç hale gelmiş olan Korona Virüsü dür  .Namı diyar Şimdiki covid 19  dur . Biyolojik silaha meyil  eden devletler  doğanın dengesini bozarak  yeni  bir düzen kurmaya çalışsalar da bunun mümkün olamayacağını acı bir şekilde öğrenmiş durumdayız  işte sonuç;

 

Kim yaptıysa  COVİD -19 ellerinde patladı.

 

Dünyayı  yöneten kimi güç odaklarının şımarıklıklarıyla  güç zehirlenmesi yaşadıklarının farkındayız. şöylede   diyebiliriz. Elde ettikleri güçlerden daha fazlasını isteyen bu güçler dünyayı   dize getirmek istiyorlar . Başka bir şekilde de bu ifade edilebilir  Bunlar kendileri dışında güç olmasın diye  Tüm dünyada Örgütlü toplumun  ve gerçek demokrasinin  gelişmesini  istememektedirler. Anladığım kadarıyla COVİD 19 Vahşi kapitalizmin en son oyunu  olsa gerek  .

 

Ortadoğu’da ve  daha  bir çok ülkede  savaş senaryoları yazan en büyük  devlet Amerika’nın dahi  Salgın karşısındaki tutumu düşündürücüdür .Kendi halkına yaşattığı   ıstırap  herkese kafa tutan   Amerika için trajedi  komik  bir durum. Trump’ın söyledikleri  hiçte  büyük devlet Amerika’nın başkanına yakışmadı. İnandırıcı olmak açısından  kendi  vatandaşının da aynı sebeple öleceğini ilan etmek  inandırıcılığın ötesinde tam bir zavallılıktır.

Bütün dünyayı sarsan bu virüs  kendiliğinde  var olmadı ya? Haberlere göre  yabani hayvanları yiyen Çinlilerden dolayı  bu virüs dünyayı yayıldı . Bu doğru ise  o zaman Çin devleti  bu virüsten dolayı  savaş suçlusu sayılmalıdır.  Sormak lazım .Bu virüs neden Çin’den dünyaya yayıldı? Süper güçlerin oyunlarına oyuna katarak bugün bütün insanlığı tehdit eden  bu salgına  Birleşmiş  milletler Avrupa  birliği  neden  geç kaldı? NATO  dahil olmak üzere  gelişen bu virüs salgınına  neden  müttefiklerini erken uyarmadı? Uyardı ise  neden devletler bu konuda  gereken tedbirleri almadılar. Yurt içi  ve yurt dışı gezilerini   neden iptal etmediler?. Virüsle ,salgınla uğraşmak  bir  maliyet gerektiriyor. İnsan kaybı ekonomik kayıp  yaşanan travmalar  gelecekle  ilgili umutsuzluğun yaşanmasına sebep oluyor. İşte  tamda bu sırada milletin fakrı zaruret içerisinde olduğu  hatta  yakında bitap düşeceği aşikardır.

 

Bu virüsün  kısa bir süre sonra şiddetini arttıracağı düşünülüyorsa  neden devletleri yöneten hükümetler siyasi rakiplerini  bu işin sorumluluğuna  davet etmiyorlar? Akıl akıldan üstündür derler ya  biz….. Neden akılardan  feyz almıyoruz?

 

 Ben buradan  hükümete sesleniyorum bu ulusun can  ve mal güvenliği tehlikede ise ulusça bir seferberlik gerektirir .

 

Bu seferberlik için illa dışarıdan sınırlarımıza askeri  bir  gücün müdahalesi mi lazım? Artık saldırının  nerden geldiği  belli  ve  bütün ülkelere yayılmaya devam ediyor. Hem de suçsuz  günahsız  insanlar tarafından yayılıyor. Yayılma süresinden önce  bu hastalığı ilk teşhis ederek canından olan  Çinli doktorların  başlangıçta  dinlenmediği de ortada….Anladığım kadarıyla  biyolojik silahlarla uğraşan  süper güçler tahmin  ve kontrol edemeyecekleri  bir  virüsle  baş başa kaldılar. İşte  bu sebeple  Bütün devletler korona virüsle ilgili  ortak eylem planları koymak zorundadırlar . Bu virüsü dünyanın başına  kim  bela ettirdiyse ülkelerin  bir an önce  bir araya  gelerek bu sorumsuzluğun tazminini  istemeleri gerekir . Çin bunu aştı  deniliyor. Neyle ? istipdai yönetim şekliyle aştığı söyleniyor. Bu ne kadar doğrudur bilinmez.

 

Ya diğer ülkelerde alınan tedbirlere  baktığımızda  yetersiz olduğu hatta  geç kalındığı ortada. İşte bu durumun ciddiyetinden uzak yönetimlerden  halk eninde sonunda hesap soracaktır.

 

Gelelim ülkemize

 

Bu  millet  her türlü zorluğu milli şuur  ve dayanışmayla  her zaman aşmıştır. Önemli olan  samimiyetle  güven duygusuyla  muhalefetle ,  iktidarı  bir araya getirecek karar mekanizmaları derhal kurulmalıdır. Yeni   birliktelikler  ve oluşumlar kurgulanmalıdır. Bu salgına karşı sadece devletin sağlık  bakanı yada içişleri  bakanlığı  veya diğer  bakanlıklar yetmez. Bu halk devletinden  kendisine eşit davranılmasını   ve kendisini korumasını kollamasını  istiyor . Bu devleti oluşturan halk iktidara oy  verenlerin dışında  farklı fikirlerde ve  siyasi partilerdedir. Bu  bile  olsa  bu milletin geleceği  için  herkes seferber olmaya   mecburdur. 

 

Derhal COVİD-19  virüsüne karşı milli mutabakat kriz masası kurulmalıdır. TBMM’den başlayarak  bu kurulacak  komisyona yetkiler devredilmelidir. milli şuuru  ve birlik bunu gerektirir. Belediyeleri birbirine düşürecek eylemlerden uzak durmalıdır. Yardımlar

 

Kızılay  üzerinden mi valilik ,kaymakamlık üzerinden mi yoksa  belediyeler üzerinden mi olacak  polemiğine son verilerek top yekûn hareket edecek  bir sistemin el  birliği ile kurulması gereklidir. Bu daha sonraki adımlar için çok büyük faydalar sağlayacaktır.,

 

Türkiye yedi  bölge için  üs kurulmalıdır. İhtiyaçların belirlenmesi   ve lojistik desteğin ne zaman  nereden sağlanacağı ile ilgili planlar  derhal  hazırlanarak artacak ihtiyaca karşın  önlem alınmalıdır. Yoğun balım ünitelerimizin  sayısı  her Hasta hane arttırılarak hastaların  tedavisi yerinde  ve zamanında yapılmadır.  Asla  insanlar kaderlerine terk edecek şekilde  yapılmasına izin verilmemelidir. Yeteri kadar  hasta hane  ve araç gereç hemen  hazırlanmalıdır. Sağlık malzemenin üretilmesi ile  ilgili tüm ilaç fabrikaları bu süreç içinde  daha  fazla kapasite ile çalıştırılmalıdır.  Bu bölgelerdeki  büyükşehir  belediyeler direkt görevlendirilmelidir.

 

Genel kurmayımız , jandarmamız,  polisimiz ,belediyelerimiz, sağlık personelimiz  ve hali hazırda bu ülkede ışıklar sönmesin  diyen  bütün üreticilerimizle  birlikte ortak kriz masasında  buluşmak istiyoruz .Her kesimin içinde olduğu  ve sorumluluk aldığı  bir çalışmayla   umudumuzu yeşertecek kolektif akılların bira arya gelmesini istiyoruz Bu  beladan bir an önce kurtulmak istiyoruz.

Etkin  ve yetkin Milli mutabakat COVİD 19  kriz  masası derhal kurulmalıdır.

  Bu yazı 801 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI