escort istanbul istanbul escort istanbul escort bayan

Çanakkale escort Bursa masaj salonu
Bugun...

Son viraj!

 Tarih: 13-06-2019 22:42:00
Volkan DURAK

Seçime sayılı günler kala siyasete belirginleşen yeni dil toplum tarafından kabul görmüş olacak ki son günlerde sert açıklamaların yerini akılcı politikalar içeren söylemler aldı. 


İktidar kanadında bundan 2 ay önce dile gelen her şey ve seçim meydanlarına yönelik stratejiler rafa kalktı. Son zamanlarda yayınlanan anketlerin sonuçlarından yola çıkıldığında anketlerin çoğu Ekrem İmamoğlu ‘nu önde gösteriyor. 


Seçimi daha önce parti lideri üzerinden şekillendiren muhalefet ise bu kez adayının ön planda olduğu bir seyir izliyor. Bir parti lideriyle bir belediye başkan adayının aynı kulvarda yarışır gözükmesinin, 2023 yılında yapılması planlanan genel seçimlere de tesir edebileceği hissedilmiş olsa gerek. Yenilgiyi ve kazancı yerele indirgeme politikasını bu sebepten anlamlı görebilmek mümkün.


Değişen dil ve üslup neticesinde kaset, montaj, kumpas gibi kavramlar üzerinden prim yapma algısı toplumsal bilinçte çöküşe uğradı. Halk artık bu gibi durumları önemsemiyor. 


Ekrem İmamoğlu’ nun Karadeniz ziyaretinde halk ile yaşadıklarından çok, Ordu’ daki havalimanına VIP’ den alınmaması sırasında yaşadıkları daha çok konuşuldu. Bu olayın yaşanmasının perde arkasında Karadeniz halkının İmamoğlu’ na gösterdiği sevginin büyüklüğü yatıyor olabilir miydi?


Konu özellikle sosyal medya ve basında çeşitli şekillerde dile getirilse de bu hadise insanlara geçmişteki başka bir hadiseyi ve oradaki mağduriyet algısını anımsattı.


Televizyon kanalında Ekrem  İmamoğlu’nun konuk olduğu programlardaki moderatör ve  katılımcılardan gelen sorulara verilen cevaplar seçimin olası galibini belirleyici olabilir. 


“Mağduriyet algısı gerçekten iş yapıyor mu?”


“Koç grubu ve şirketleriyle ilişkiniz var mı?” 


“Mültecilerle ilgili ne yapacaksınız?” 


“Kaybederseniz ne yapacaksınız?” 


Bu soruların gerçek yeri; samimi, zeki ve çevik cevaplar neticesinde izleyenlerin algısına oturdu. Mağduriyet yok, hak var söylemi biraz daha güçlenmiş oldu. Demokrasinin mağdur olduğu vurgusu yapıldı. 


Sosyal medyanın seçime etkisine dair ayrıca dile getirmek istediklerim var. Kullanıcılarının genel profilleri irdelendiğinde bugünlere dek rüzgarı belirlemede etkin olmadıkları söylenirdi. 


Hatta orada başka bir kitle var sözcüklerini işittiğimiz zamanlar dahi oldu. Sosyal medya gerçekten bir karalama tahtasına döndürüldü ve bilgi kirliliğine dair ana kaynaklardan biri haline geldi. Kutuplaşmanın en ayyuka çıktığı mecra olduğunu söylemek yanlış olmaz. 


Tıpkı tek yanlı yayın yapan basın kuruluşları gibi zehirliyor beyinlerimizi. Bu durum bizler seçici olmadığımızda böyle. Seçici olduğumuzda ise bizimle aynı düşünmeyen insanlarla iletişim kanallarını tamamen kapatmış oluyoruz.  Yani ayrışmanın bir parçası…


Sosyal medyayı kullanırken gerçekliğine emin olduğumuz, doğrulanmış bilgileri kullanmanın bir vatandaşlık görevi olduğunu düşünüyorum. Sonraları bu denli etkili olduğuna tanıklık ettiğimiz mecraya elinden oyuncağı alınmış bir çocuk gibi bakmamak adına bunu önemsiyorum. Hepimiz hayal ettiğimiz düzenin bir parçasıyız. Hepimiz derleyici, toparlayıcı, birleştirici olmalıyız.


Son olarak adaylar, televizyonlarda yayınlanacak ortak oturumda bir araya gelme kararını aldılar. Bu karar alınırken adayların bir araya gelmelerinden çok moderatörün kim olacağı konusu tartışıldı.

Pazar günü İsmail Küçükkaya’ nın moderatörlüğünde yapılacak programda; sakin olan, sevgi dilini daha iyi kullanan ve projelerinde ikna etmeyi başarabilen İstanbul’un yönetimini kucaklayacaktır diye düşünüyorum. Her iki adayın da bu dilden uzaklaşmadan ve samimi bir programla halkın gönlüne yazılacağını bekliyorum. 


Ayrışmadan ve özlenen sevgiliye kavuşur gibi yeniden bir olacağımız günün tohumları belki burada atılır. 

  Bu yazı 561 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI