Yükseköğretim alanında kapsamlı değişiklikler içeren yeni kanun yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle öğrenci affı, azami öğrenim süresi, akademik disiplin, öğretim üyeleri ve araştırma faaliyetlerine ilişkin yeni hükümler getirildi.
YENİ BİR GAZETE – TBMM Genel Kurulunda 30 Temmuz’da kabul edilen ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, üniversite öğrencileri ve akademik personel açısından önemli değişiklikler içeriyor.
Düzenlemenin en dikkat çeken başlıklarından biri öğrenci affı oldu. 2022 yılından önce yürürlüğe giren af düzenlemelerinden yararlanamayan ve kapsam dahilinde bulunan öğrenciler için yeniden üniversiteye dönme imkanı sağlandı.
Öğrenci affında 4 aylık başvuru süresi
Herhangi bir nedenle yükseköğretim kurumuyla ilişiği kesilen öğrenciler ile üniversiteye yerleştiği halde kayıt yaptırmayan kişiler, belirlenen şartları taşımaları halinde yeniden öğrenim hakkı elde edebilecek.
Kendi isteğiyle üniversiteden ayrılan öğrenciler de düzenleme kapsamında değerlendirilecek. Başvurular, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içerisinde yapılabilecek.
Hazırlık sınıfı dahil olmak üzere ön lisans, lisans, lisans tamamlama ve lisansüstü eğitim gören öğrenciler düzenlemeden yararlanabilecek. Başvurusu kabul edilen öğrenciler, 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine yeniden başlayabilecek.
Bazı suçlardan hükümlüler aftan yararlanamayacak
Düzenlemede öğrenci affının kapsamı dışında bırakılan gruplar da açıkça belirlendi. Terör suçları, kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkum olanlar yeniden öğrenci olma hakkından yararlanamayacak.
Kayıt sırasında sahte belge kullanan veya sahte belge nedeniyle üniversite kaydı iptal edilen kişiler de af kapsamına alınmayacak.
Terör örgütleri ile Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğu değerlendirilen yapı, oluşum veya gruplarla üyelik, mensubiyet, iltisak ya da irtibat gerekçesiyle üniversiteden ilişiği kesilenler de düzenlemeden faydalanamayacak.
Askerlik görevini sürdüren öğrenciler için ise farklı bir süre uygulanacak. Bu öğrenciler, askerlik hizmetlerinin tamamlanmasının ardından iki ay içerisinde başvuru yapabilecek.
Yatay geçiş ve açık öğretim imkanı
Af kapsamında üniversitesine yeniden dönen öğrenciler için yatay geçiş konusunda da yeni bir imkan getirildi. Öğrencinin ÖSYS veya YKS puanının, üniversiteye giriş yaptığı yıl itibarıyla başka bir diploma programının aynı türdeki taban puanını karşılaması halinde yatay geçiş talebinde bulunulabilecek.
Yatay geçişte kabul edilecek öğrenci sayısı belirlenirken ilgili programdaki öğrenci sayısı ile üniversitenin fiziki imkanları göz önünde bulundurulacak.
Yeniden öğrenci statüsü kazananlara açık öğretime geçiş yolu da açıldı. Başvuru şartlarını karşılayan öğrenciler, Anadolu Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi bünyesindeki eşdeğer açık öğretim ön lisans veya lisans programlarına yatay geçiş yapabilecek.
Düzenlemenin uygulanmasına ilişkin ayrıntılar ise Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenecek.
Polis Akademisi ve MSÜ kapsam dışında
Özel kanunlara tabi bazı yükseköğretim kurumlarında eğitim görenler öğrenci affından yararlanamayacak. Polis Akademisi ve bağlı eğitim kurumları, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile bağlı kurumlar bu kapsamda bulunuyor.
Milli Savunma Üniversitesine bağlı Harp Okulları, Astsubay Meslek Yüksekokulları ve enstitüler de af düzenlemesinin dışında tutuldu.
Ayrıca Milli Savunma Bakanlığı, Polis Akademisi, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı adına başka üniversitelerde eğitim görürken ilişiği kesilen öğrenciler hakkında da öğrenci affına ilişkin hükümler uygulanmayacak.
Öğretim üyelerine 75 yaşına kadar görev imkanı
Kanunla emeklilik yaş haddine ulaşan öğretim üyelerinin görevlerine devam edebilmesine ilişkin yeni bir düzenleme de yapıldı.
Yaş haddinden önce başvuru yapan ve sözleşme tarihinde öğretim üyesi kadrosunda bulunan akademisyenlerden, üniversite tarafından belirlenen bölüm veya programlarda görev yapmasında yarar görülenler sözleşmeli olarak çalışabilecek.
YÖK’ün kararı ve üniversitenin görüşü doğrultusunda bu kişiler, emeklilik yaş haddine ulaştıkları tarihten sonra 75 yaşını aşmamak üzere ikişer yıllık dönemlerle görevlerini sürdürebilecek.
YÖK, bu kapsamda çalıştırılabilecek öğretim üyesi sayısına bölüm, program veya üniversite bazında sınır getirebilecek. Akademik kriterler ve hizmet ihtiyaçlarına ilişkin esaslar da kurul tarafından belirlenebilecek.
Yaş haddinden sonra sözleşmeli olarak görev yapan akademisyenlerin, daha önce kadrolu olarak sahip oldukları özlük haklarının korunması da kanunda yer aldı.
Yurt dışı görevlendirmelerinde süre uzatıldı
Türk Cumhuriyetleri ve akraba topluluklarında bulunan yükseköğretim kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına üç yılı geçmemek üzere aylıklı izin verilebilecek.
Üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla uygulanacak bu sürede öğretim elemanlarının özlük hakları korunacak.
Uluslararası anlaşmalarla kurulan üniversiteler ile YÖK’ün taraf olduğu protokoller çerçevesinde yurt dışında yürütülen programlarda ise görevlendirme süresi beş yıla kadar çıkabilecek.
Azami öğrenim süresini dolduranlara yeni hak
Azami öğrenim süresini tamamlayan son sınıf öğrencileri için de yeni bir düzenleme getirildi. İntörnlük dönemi dışında son sınıfta bulunan ve mezuniyet için gerekli derslerini tamamlayamayan öğrencilere iki ek sınav veya tekrar hakkı tanınacak.
Teorik ya da uygulamalı derslerini başarıyla tamamladığı halde uygulamalı eğitim veya intörnlüğe başlayamayan, bu eğitimleri tamamlayamayan ya da söz konusu eğitimlerde başarısız olan öğrenciler de eksik eğitimlerini tamamlama imkanından yararlanabilecek.
Ancak azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencileri için ek sınav hakkı bulunmayacak. Uygulamalı eğitim ve intörnlük süreçlerinin ayrıntıları YÖK tarafından belirlenecek.
Akademik etik ihlallerine ağır yaptırım
Yeni kanun akademik çalışmalarla ilgili önemli bir disiplin hükmü de içeriyor. Kişisel emek ve bilgi birikimine dayanmayan, başka kişiler tarafından ücret karşılığı veya ücretsiz hazırlanan yayın ve çalışmaları akademik atama, yükselme, unvan veya derece elde etmek amacıyla kullananlar meslekten çıkarma cezasıyla karşı karşıya kalacak.
Başka kişiler adına bu tür çalışmalar hazırlayan veya hazırlanmasına aracılık edenler hakkında da aynı yaptırım uygulanabilecek.
Disiplin soruşturmalarında ifade ve savunma hakkına ilişkin usuller de yeniden düzenlendi. Soruşturmacı tarafından gönderilecek ifade davetinde isnat edilen iddiaların açıkça belirtilmesi ve kişiye ifadesini vermesi için en az yedi gün süre tanınması zorunlu olacak.
Savunma aşamasında da kişiye en az yedi günlük süre verilecek. Savunma davetinde isnat edilen eylem ile bu eylem karşılığında uygulanması teklif edilen disiplin cezası açık şekilde bildirilecek.
Hakkında soruşturma yürütülen kişi, savunmasını vermeden önce soruşturma dosyasını inceleyebilecek. Belirlenen süre içerisinde ifade veya savunma verilmemesi halinde mevcut deliller üzerinden işlem yapılacağı kişiye bildirilecek.
Araştırma ve sağlık alanında yeni düzenlemeler
Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlilerinin ek ödeme tavanları da yeniden düzenlendi. Bu kişilerin ek ödeme oranlarının Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerine uygun hale getirilmesi öngörüldü.
Ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanlarının da kendi üniversitelerindeki döner sermaye faaliyetlerine katkıları dikkate alınarak ek ödemelerden yararlanmaya devam etmesi sağlandı.
Proje gelirleriyle alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilecek. Araştırma merkezi kapsamında diğer üniversitelerin kullanımına tahsis edilebilecek taşınırların proje sonrasında hangi kuruma devredileceğine ilgili yönetim kurulu karar verecek.
Ayrıca birlikte kullanılan sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5’i, üniversitelerin bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi amacıyla merkezi yönetim bütçesine aktarılacak. Bir sağlık tesisinin birden fazla üniversiteyle protokolünün bulunması halinde söz konusu tutar, öğretim elemanı sayıları dikkate alınarak üniversiteler arasında paylaştırılacak.