Şener Üşümezsoy’dan Adalar Fayı çıkışı

Şener Üşümezsoy’dan Adalar Fayı çıkışı
Yayınlama: 26.08.2026
Düzenleme: 26.08.2026 11:29
A+
A-

YENİ BİR GAZETE – Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 23 Nisan’da Silivri-Kumburgaz açıklarında meydana gelen depremle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Depremin Adalar Fayı’ndan yaklaşık 60 kilometre uzakta gerçekleştiğine dikkat çeken Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, sarsıntının 1912 depreminden sonra bölgede biriken stresin etkisiyle daha önce kırılmamış bir fayın hareketlenmesi sonucu meydana geldiğini savundu.

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 23 Nisan depreminin daha önce ortaya koyduğu jeolojik modelle örtüştüğünü belirterek, yaşanan sarsıntının savunduğu tezi desteklediğini ifade etti.

Adalar Fayı için farklı değerlendirme

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Adalar Fayı’nın aktif ve büyük deprem üretebilecek bir yapı olarak değerlendirilmesine karşı çıktı. Büyükçekmece’den Yeşilköy’e, oradan da Tuzla’ya uzanan fayın aktif bir fay olarak yorumlanmasının doğru olmadığını savundu.

Bu yapının aktif kabul edilmesinin jeoloji açısından hatalı bir yaklaşım olduğunu belirten Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Marmara’daki faylara ilişkin değerlendirmelerin yeni bilimsel veriler ışığında yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

Fay haritaları değişebilir

Türkiye’de fay hatlarına ilişkin haritaların geçmişte de değiştiğini belirten Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 6 Şubat depremleri sonrasında Doğu Anadolu Fayı’nın uzanımına ilişkin değerlendirmelerin değişmesini örnek gösterdi.

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, benzer bir değişikliğin gelecekte Adalar Fayı konusunda da yaşanabileceğini savundu. Fay haritalarının kesin ve değişmez bilgiler olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, yeni jeolojik çalışmaların mevcut modelleri değiştirebileceğini söyledi.

Büyük deprem senaryolarına itiraz

Çınar Çukuru, Orta Marmara ve Tekirdağ Çukuru’nun kuzey kenarlarındaki fayların Kuzey Anadolu Fayı’nın parçaları olarak değerlendirilmesine de değinen Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bu yaklaşım üzerinden yıllardır Marmara için büyük deprem senaryoları üretildiğini belirtti.

Geçmiş yıllarda 30 yıllık süreç içerisinde 7’nin üzerinde büyüklükte iki veya üç deprem meydana gelebileceğine yönelik öngörüler yapıldığını hatırlatan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, aynı tezin uzun yıllar boyunca tekrarlandığını söyledi.

Bir görüşün çok sayıda makalede yer almasının tek başına doğruluğunu kanıtlamayacağını savunan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, fayların bilimsel veriler ve saha çalışmaları üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Büyükçekmece-Yeşilköy fayı tartışması

Büyükçekmece ile Yeşilköy arasındaki fayın 6,2 büyüklüğünde deprem üretebileceği yönündeki değerlendirmelere de karşı çıkan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Namık Aysal ile gerçekleştirdikleri çalışmaların farklı bir sonucu ortaya koyduğunu söyledi.

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, söz konusu yapının Avcılar karşısındaki Orta Marmara sırtını kesen aktif bir yanal atımlı fay olmadığını savundu. Bu yapının Adalar Fayı’nın devamı niteliğinde, aktifliğini kaybetmiş bir fay olduğunu öne süren Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bu nedenle büyük deprem senaryolarına dahil edilmesine karşı çıktı.

Yeşilköy’den Tuzla’ya uzanan Adalar Fayı’nın da hesaplamalara dahil edilmesiyle Marmara için 7,2-7,3 büyüklüğünde deprem senaryolarının gündeme getirildiğini belirten Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bu yaklaşımın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

1999 depremi sonrasında hazırlanan bazı modellerde Adalar Fayı’nın aktif kabul edilmediğini de hatırlatan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, sonraki yıllarda bu konudaki değerlendirmelerin değiştiğini belirterek Marmara’daki fay haritalarının gelecekte yeniden şekillenebileceğini savundu.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.