Antalya’da ıslak zemin uyarısı

Antalya’da metrekareye yüzlerce kilogram yağışın düştüğü sağanakların ardından, bodrum katı olmayan binalarda çatlaklar görülmeye başladı. İnşaat Mühendisi Hasan Özcan, bu durumun zeminin yorulmasına işaret ettiğini söyledi.

Antalya’da ıslak zemin uyarısı
Yayınlama: 25.02.2026
Düzenleme: 25.02.2026 14:43
A+
A-

Antalya’da metrekareye yüzlerce kilogram yağışın düştüğü sağanakların ardından, bodrum katı olmayan binalarda çatlaklar görülmeye başladı. İnşaat Mühendisi Hasan Özcan, bu durumun zeminin yorulmasına işaret ettiğini söyledi.

Antalya’da son haftalarda etkili olan aşırı yağışların ardından uzmanlar, özellikle bodrum katı bulunmayan binalar için kritik uyarılarda bulundu. Zemin suya doyarken, yapılarda oluşan çatlaklar mühendislik açısından önemli sinyaller veriyor.

Antalya geçtiğimiz ayı yalnızca kuvvetli rüzgarlarla değil, gökyüzünün adeta boşaldığı sağanaklarla geçirdi. Metrekareye düşen yüzlerce kilogram yağış, kent genelinde adeta bir afet provası yaşanmasına neden oldu. Uzmanlara göre asıl risk ise gözle görülen su birikintilerinin ötesinde, yapıların zeminle kurduğu ilişkide gizli.

Antalya Belek Üniversitesi İnşaat Teknolojileri Öğretim Görevlisi ve İnşaat Mühendisi Hasan Özcan, aşırı yağışların ardından özellikle bodrum katı bulunmayan yapılarda dikkat çeken bulgular oluştuğunu ifade etti.

Alçıpan çatlakları imdat sinyali veriyor

Hasan Özcan, şiddetli yağışların ardından birkaç hafta içinde beklenen işaretlerin ortaya çıktığını belirtti. Sürecini yakından gözlemlediği bodrumsuz bir yapının en üst katındaki odalarda, tavan alçıpanları ile duvar birleşim noktalarında ciddi ayrılmalar ve çatlaklar oluştuğunu kaydetti.

Hasan Özcan’a göre birçok kişinin basit bir boya çatlağı olarak değerlendirebileceği bu görüntü, mühendislik açısından binanın zeminle yaşadığı gerilimin dışa vurumu anlamına geliyor. Bu tür çatlakların, zeminin yorulduğunu ve yapının yerini yeniden dengelemeye çalıştığını gösterdiğini vurguladı.

Islak zemin ve kumsal benzetmesi

Hasan Özcan, konuyu daha anlaşılır kılmak için deniz kıyısında yaşanan bir deneyimi örnek gösterdi. Dalgaların ayaklara vurduğu noktada, su geldikçe kumun yer değiştirdiğini ve kişinin ağırlığıyla birlikte yavaşça zemine gömüldüğünü hatırlatan Hasan Özcan, Antalya’da haftalarca süren sağanakların ardından benzer bir sürecin yaşandığını ifade etti.

Toprağın suya doymasıyla birlikte zemin tanecikleri arasındaki dayanışmanın zayıfladığını belirten Hasan Özcan, bodrumu olmayan ve yalnızca yüzeysel temel üzerine oturan yapıların yükünün doğrudan bu yumuşayan zemine aktarıldığını söyledi. Bu durumda yapının milimetrik de olsa oturmaya başladığını, yukarıdaki rijit olmayan alçıpan birleşimlerinde ise çatlakların kaçınılmaz hale geldiğini dile getirdi.

Bodrum kat yapının çapasıdır

Hasan Özcan, toplumda bodrum katın çoğu zaman sadece depo olarak görüldüğünü ancak mühendislik açısından çok daha kritik bir işlevi bulunduğunu kaydetti. Bodrum katın, yapının toprağa tutunmasını sağlayan bir çapa görevi üstlendiğini belirten Hasan Özcan, yeraltı katı bulunmayan büyük kütleli yapıların yalnızca yüzeysel temel sistemine emanet edilmesinin risk oluşturduğunu söyledi.

Bodrumu olmayan bir binanın, aşırı yağış ve zemin yumuşaması durumunda yanal dirençten mahrum kalacağını vurgulayan Hasan Özcan, toprak altındaki katların yapıyı zemine adeta hapsettiğini, bodrumun bulunmamasının ise yapıyı zeminin koşullarına daha açık hale getirdiğini ifade etti.

İklim değişiyor, projeler değişmeli

Hasan Özcan, Antalya’nın ikliminde belirgin bir değişim yaşandığına dikkat çekti. Geçmişte “yüzyılda bir” görülen yağışların artık neredeyse her kış tekrarlandığını belirten Hasan Özcan, mühendislik projelerinde yalnızca bina yüksekliğine değil, zemine ne kadar derinlikte kök salındığına da odaklanılması gerektiğini söyledi.

Alçıpanlardaki çatlakların yalnızca estetik bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Hasan Özcan, bunun yapının verdiği bir uyarı olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Bodrumsuz ve yüzeysel temeller üzerine inşa edilen büyük yapıların, suya doymuş zeminde dengede tutulmaya çalışılmasının risk barındırdığını belirten Hasan Özcan, doğayla inatlaşmak yerine bilimin ve tekniğin gerektirdiği önlemlerin alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.