Gebze’deki facia göz göre göre “geliyorum” demiş!

Gebze’de çöken 7 katlı bina, kolonlardaki dikey iflas ve sığ temelden kaynaklanan sorunlar nedeniyle yıkıldı. Antalya Belek Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hasan Özcan, yapı güvenliğinde ihmallerin her zaman ciddi sonuçlar doğurduğunu vurguladı.

Gebze’deki facia göz göre göre “geliyorum” demiş!
Yayınlama: 31.10.2025
Düzenleme: 01.11.2025 10:38
A+
A-

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde 7 katlı bir bina çöktü, Türkiye bir kez daha yapı güvenliği sorunu ile karşılaştı..

Antalya Belek Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve İnşaat Mühendisi Hasan Özcan, facianın kolonlardaki dikey iflas ve temel kusurları nedeniyle meydana geldiğini açıkladı.

İşte Hasan Özcan’ın o açıklamaları:

Kocaeli’nin Gebze ilçesindeki 7 katlı binanın çökmesi, bir kez daha yapı güvenliği zincirindeki en zayıf halkaların sonuçlarını göstermiştir. Bir inşaat mühendisi olarak, sahadan gelen en somut teknik kanıtı merkezine alarak bu felaketi analiz etmek, gelecekteki faciaları önlemek adına elzemdir.

Bu çöküşün ardında, birbiriyle etkileşen iki kritik zaafiyet zinciri bulunmaktadır: Taşıyıcı sistemin dikey olarak iflas etmeye başladığını gösteren görsel kanıt ve binayı dış etkilere karşı savunmasız bırakan temel/zemin kusurları.

  1. Kritik Kanıt: Kolondaki Dikey İflas ve Ezilmenin Somut İspatı

Olay yerinden gelen en çarpıcı ve mühendislik açısından en belirleyici gözlem, çökmeden hemen önce zemin kat kolonlarının dış kaplamasında meydana gelen harekettir. Kaplamanın sadece yerinden ayrılması değil, dikey olarak hizasının bozulması (kafa kafaya oturan panellerin artık oturmaması), taşıyıcı sistemin iflasının başladığının tartışılmaz kanıtıdır.

Gözlemlenen Mekanizma: Ezilme ve Kısalma

  1. Dikey Kısalma (Ezilme Başlangıcı): Dış kaplama panellerinin birbirine göre olan dikey hizasını kaybetmesi, kolonun üzerindeki aşırı yük (7 katın ağırlığı, potansiyel kaçak kat yükleri) altında dikey olarak kısalmaya (ezilmeye) başladığını gösterir. Beton taşıma sınırına ulaştığında deforme olur ve bu kısalma, kolona bağlı kaplama malzemelerinin hizasını bozar.
  2. Yatay Genleşme ve Kopma: Kolon dikey olarak kısaldıkça, beton kütlesi hacmini korumak için yatay doğrultuda genleşme baskısı oluşturur. Bu yatay itme kuvveti, kolonu dışarıdan saran kaplama malzemelerinin yerinden ayrılarak dışa doğru atılmasına neden olur.

Bu iki gözlem, betonun henüz tamamen patlayıp dökülmediği durumlarda bile, kolonun artık yük taşıma kapasitesinin sonuna geldiğini ve ani göçmenin kaçınılmaz hale geldiğini net olarak gösterir. Bir yapının en kritik taşıyıcı elemanında görülen bu dikey hareket, enkazı beklemeden acil tahliye ve mühürleme gerektiren en yüksek risk sinyalidir.

  1. Temel ve Zemin Zaafiyeti: Felaketi Hızlandıran Dış Etkiler

Kolonlardaki bu dikey iflasın arkasında yatan yükler ve zorlamalar, binayı dış etkenlere karşı savunmasız bırakan iki büyük zaafiyetle birleşmiştir:

Yetersiz Temel Derinliği

  • Zafiyet: 7 katlı bir binada, yönetmeliklerin gerektirdiği minimum temel derinliğinin sağlanmadığı yönündeki ciddi iddialar, binanın en baştan itibaren mühendislik kusuruyla inşa edildiğini gösterir.
  • Etkisi: Yüzeysel bir temel, binayı diferansiyel oturmalara karşı koruyamaz. Ayrıca temel çevresindeki zeminin mevsimsel etkilerle (donma-çözünme) veya çevresel titreşimlerle deforme olmasına karşı dayanımı düşüktür.

Metro İnşaatı ve Zemin Oturması

  • Tetikleyici: Binaya yakın mesafede devam eden metro tüneli/istasyon inşaatı, bu temel zafiyeti için katalizör görevi görmüş olabilir.
  • Mekanizma: Metro kazıları sırasında oluşan zemin titreşimleri veya tünel açma sonucu temel altındaki zeminde oluşan boşluklar (zemin kaybı), sığ temelin bulunduğu bölgede noktasal oturmalara yol açmıştır.
  • Nihai Sonuç: Zaten aşırı yüklü olan kolonlar, temelden gelen bu ani ve düzensiz oturma nedeniyle eksenel yükün yanında eğilme/kayma zorlamalarına maruz kalmış ve üzerlerindeki kaplama malzemeleri, bu dikey ve yanal kuvvetlerin birleşimiyle hızlıca deforme olmuş, akabinde yapı göçmüştür.

Kapanış: Yapı Güvenliğinin Üç Temel Direği

Gebze’deki trajedi, teknik olarak ezildiğini gösteren kolon sinyalinin, doğru mühendislik ilkelerine uyulmamasıyla birleştiğinde ne kadar yıkıcı olabileceğini gözler önüne serdi. Bu facia, yapı güvenliğinde asla taviz verilmemesi gereken üç temel direği bir kez daha hatırlatmıştır:

  1. Doğru Temel Derinliği: Bir yapının uzun ömürlülüğünün garantisidir. Temelin sığ olması, metro inşaatı gibi dış etkenlerin yarattığı zemin hareketlerini ve oturmalarını kontrol altına almayı imkansız kılar. Temel ne kadar derinse, yapı o kadar dirençlidir.
  2. Statik Hesaba Sadakat: Yapının inşası sırasında ve sonrasında, ruhsata esas teşkil eden statik hesaplardan milim sapılmamalıdır. Bir yapının kolonları, kirişleri ve etriyeleri, hesaplanan yükleri taşımak üzere tasarlanmıştır. Bu hesapların dışında yapılan her türlü kolon zayıflatma veya müdahale, binanın güvenliğini anında sıfırlar.
  3. Kaçak Kata Sıfır Tolerans: Kolonlarda ezilme kanıtı olarak yorumladığımız dikey kısalma, büyük olasılıkla binanın taşıma kapasitesinin ruhsatsız kat ilaveleri ile aşılmasının doğrudan sonucudur. Kaçak kat, taşıyıcı sistemi zorlayan en büyük eksenel yüktür ve bu tür ilavelere gösterilen tolerans, can güvenliğine ihanettir.

Türkiye’deki yapı stoku, bu üç temel direğe tavizsiz bir şekilde sarılmayı gerektirmektedir. Yapısal hareketleri gösteren en ufak bir sinyal (kaplamadaki hizasızlık gibi) dahi, doğru statik hesap, doğru temel ve kaçaksız bir yapı politikası ile denetlendiğinde, felaket zincirleri başlangıcında kırılabilir. Bu üç unsurdan taviz verilmesi, her zaman yeni trajedilere davetiye çıkaracaktır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.