CHP’de Cumhurbaşkanlığı adaylığı için ön seçime katılmaya hak kazanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, parti genel merkezinde partililere sesleniyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugün CHP Genel Merkezi’nde partililere seslenecek. Ekrem İmamoğlu, CHP’nin Cumhurbaşkanlığı ön seçim adayı sıfatıyla CHP Genel Merkezi’ne geldi.
İMAMOĞLU: DÖRT GÖZLE BEKLİYORUM
Selin Sayek Böke’nin ardından Ekrem İmamoğlu sahneye çıktı. İmamoğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:
Ne yazık ki yine bu sabah aylardır ülkemize yaşatılan utanç verici ve gerçekten insanlarımızın yaşamlarıyla ilgili dahi tereddüte düşüren uygulamalardan birisini yaşamanın utancı içindeyiz.
Beykoz’da devlet adabını bilen, insanlarla iyi diyalog kurmuş, kendini sevdirmiş Alaattin Köseler, sabah 04.00 sularında evine polis baskınıyla giriliyor ve gözaltına alınıyor.
Tarihin en büyük hezimetini yaşayacaklar. Tarihin en büyük hezimetini onlara yaşatacak olan on binlerce insan var. Onlara güle güle demeyi, onları göndermeyi dört gözle bekliyorum.
Bu hukuksuz uygulamaların, 86 milyon insanımızdan bir kişinin de başına gelsin diyecek hiç kimse bu salonda yok.
“SAVCI İMZASINDA SAVCININ HABERİ YOK”
Bu öfke bir hafta öncesine dayanıyor. Biliyorsunuz yine geçen hafta akşamüstü Beykoz Belediyemize polisler geldi. Bazı dosyalar istediler. Ellerinde de bir savcı imzalı belge vardı. Ne oldu biliyor musunuz? O savcının bundan haberi bile yoktu. Belgede imzası görülen savcının o belgeden haberi bile yoktu. Doğal olarak imzası da yok. Ben o belgeden anlamam ama o belgeye barkoda tutulduğunda o barkoddan hiçbir şeye ulaşılamıyor ve görülemiyor.
Ortalık karıştı. Bu iş ayyuka çıkınca kötü planın sahibi, o akşam bu iş uygulanmayınca belli ki çok öfkelendi. Kişisel husumete işi döker gibi sabah saat 4’te belediye başkanının evine baskın yapıldı. Utanç verici.
Bugün partimizin Türkiye tarihinde ilk kez, dünyada çok az, Cumhurbaşkanı adayını bir partinin üyeleri seçsin diye yola çıkışının ilk günü, ilk duyurusu.
O sandık eninde sonunda milletin önüne gelecek.
“MUSTAFA KEMAL VE ARKADAŞLARININ İRADESİNE İHTİYACIMIZ VAR”
Açıkçası hepimiz bir kavşaktayız. Tarihimizin önemli bir kavşağında, cumhuriyetimizin yeni yüzyılında geleceğin rotasını tayin etmenin eşiğindeyiz. 102 yıl önce büyük bir yıkımın ardından bitap düşmüş bir milletin, bir memleketin ekonomisini, adaletini, birliğini inşa etme sorumluluğuyla karşı karşıya olan Mustafa Kemal ve arkadaşlarının iradesine, azmine, kararlılığına hep birlikte bugün ihtiyacımız var.
Kıymetli yol arkadaşlarım, bugün yine yeniden hep birlikte yola çıkıyoruz. Dünya yeniden kurulurken biz de Türkiye’nin bu yeni dünyada nasıl bir yer alacağına hep birlikte karar vereceğiz. 102 yıldır en önemli kavşaklarda, en hayati kararları Cumhuriyet Halk Partisi verdi. Bakınız, 1923’ten bu yana yasalar önünde herkesin bir diğeriyle eşit vatandaş olduğu bir cumhuriyette yaşıyor olmamızda bu büyük çatımızın, bizim partimizin imzası var.
CHP’NİN İRADESİ
Millet iradesine dayanan bir devletin ve vatandaşlık esasına dayalı bir milletin inşa edilmesinde de Cumhuriyet Halk Partisi’nin iradesi var. 1923’te İzmir İktisat Kongresi’nde, 1929’da dünya ekonomik bunalımında doğru tepkiler vererek milli bir ekonominin kurulmasında da bizim imzamız var. Ülkede sermayenin çok kıt olduğu koşullarda kurulan ulaşım altyapısında, temel ihtiyaçların üretimi için açılan fabrikalarda, bankalarda, iktisadi teşekküllerde bizim imzamız var. İkinci Dünya Savaşı’nda, o savaşın dehşetinden neredeyse 80 milyon kişinin öldüğü o büyük küresel yıkımdan Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin diplomatik ferasetiyle hasarsız çıkılmasını da partimiz başarmıştır. Türkiye’nin çok partili, Türkiye’nin çok partili demokrasiye geçişini de biz sağladık. Yenildiği rakibine olgunlukla, bu memleketin ve bu milletin iradesine olan sorumlulukla iktidarı teslim eden de biz olduk.
“CHP HALKTIR”
Korkuyorlar, CHP halktır, halkın kendisidir. Bu kararlı gözlerden bir çift mavi gözün kararlılığını görebilirsiniz.
“DALGA DALGA BÜYÜYECEĞİZ”
Bu yola kaprisle çıkılmaz, bu yolda hep birlikteyiz. Sadece CHP’liler yok ortak akıl var iş bölümü var, rol dağılımı var, mücadele var. Siz yol arkadaşlarımla beraber çıkıyorum bu yola. Bütün engelleri birlikte göğüsleyeceğimiz için mutluyum. Bu yolda dalga dalga büyüyüp çoğalacağımıza, gelecek kaygısı içindeki vatandaşlarımızı, gençlerimizi, kadınlarımızı yanımızda göreceğimize yürekten inanıyorum.