6 ayda 150 kadın yaşamdan koparıldı

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 2026 yılının ilk 6 aylık dönemine ait kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri verilerini kamuoyuyla paylaşarak yetkililere etkin koruma politikaları çağrısında bulundu.

6 ayda 150 kadın yaşamdan koparıldı
Yayınlama: 13.07.2026
Düzenleme: 13.07.2026 14:15
A+
A-

YENİ BİR GAZETE – Türkiye’de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri can yakıcı bir sorun olarak gündemdeki yerini koruyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu tarafından hazırlanan rapora göre, 2026’nın ilk yarısında koruma mekanizmalarındaki yetersizlikler ve cezasızlık politikaları tablonun daha da ağırlaşmasına neden oldu.

Yılın ilk yarısında 150 kadın yaşamdan koparıldı

Açıklanan resmi verilere göre, 2026 yılının ilk 6 ayında tam 150 kadın cinayete kurban giderken, 151 kadının ölümü ise kayıtlara “şüpheli” olarak geçti. Platformun ısrarlı takibi ve yürütülen adli incelemeler neticesinde, geçmiş dönemlerde şüpheli ölüm olarak nitelendirilen 12 vakanın daha aslında birer kadın cinayeti olduğu gün yüzüne çıkarıldı. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin üzerinden geçen 4 yıllık süreçte her yılın ilk 6 ayındaki cinayet sayılarının tırmanışa geçtiğini vurgulayan platform yetkilileri; 2021’de 131, 2024’te 205 ve 2025’te 136 olan cinayet sayısının bu yıl yeniden artış gösterdiğine dikkat çekti.

Kadınlar en yakınındaki erkekler tarafından hedef alınıyor

Raporda, kadınların hayatlarına dair karar almak veya şiddetten uzaklaşmak istediklerinde en yakınlarındaki erkekler tarafından katledildiği gerçeği bir kez daha gözler önüne serildi. Öldürülen 150 kadından 64’ü evli olduğu erkek, 17’si birlikte olduğu erkek, 10’u eskiden evli olduğu erkek ve 4’ü ise eskiden birlikte olduğu erkek tarafından hayattan koparıldı. Bunun yanı sıra failler arasında akraba, baba, oğul ve kardeş gibi aile içi isimlerin de yer alması dikkat çekerken, 17 kadının ise faille olan yakınlık derecesi belirlenemedi.

“Güvenli” denilen evler şiddet alanına dönüştü

Siyasi aktörlerin kadınlara sürekli aile içi ve ev eksenli roller dayatmasına karşın, istatistikler kadınlar için en tehlikeli alanların yine kendi evleri olduğunu kanıtladı. 2026’da cinayete kurban giden kadınların yüzde 61’i (92 kadın) evlerinde öldürüldü. Ev dışındaki vakalarda ise 17 kadın sokakta, 8 kadın arabada, 6 kadın ıssız bir yerde ve 3 kadın ise çalıştığı iş yerinde katledildi. Cinayetlerin arkasındaki bahaneler incelendiğinde ise 17 kadının kendi hayatı hakkında karar almak istediği için, 11 kadının ise derinleşen ekonomik kriz gerekçe gösterilerek öldürüldüğü saptandı. 117 vakada ise cinayet bahaneleri karanlıkta kaldı.

Koruma kararları kağıt üzerinde kalıyor

Raporda öne çıkan en kritik başlıklar arasında koruma ve tedbir kararlarının uygulanmasındaki zafiyetler yer aldı. Yılın ilk yarısında katledilen 150 kadından 8’inin, öldürüldükleri esnada 6284 sayılı Kanun kapsamında aktif bir koruma veya tedbir kararının bulunduğu açıklandı. Bu süreçte 15 kadının ise daha önceden adli sicil kaydı (suç geçmişi) bulunan erkekler tarafından öldürülmesi, infaz yasaları ve af düzenlemelerinin failleri koruyan birer cezasızlık politikasına dönüştüğü eleştirilerini beraberinde getirdi.

Mağdur ailelerin adalet arayışı sürüyor

Basın toplantısında konuşan Platform Genel Temsilcisi Gülsüm Kav ve Genel Sekreter Fidan Ataselim, adli birimlerin şüpheli ölümler karşısında çok daha hızlı ve titiz hareket etmesi gerektiğini hatırlattı. Gülistan Doku ve Rojin davalarında olduğu gibi şüpheli ölümlerin hızla intihar ya da kaza denilerek kapatılmak istendiğini söyleyen Kav, Adalet Bakanlığı’nın bu konuda uzmanlaşmış özel bir büro kurma açıklamasını önemsediklerini ancak kendilerini beyanların değil, dosyaların aydınlatılmasından çıkacak somut sonuçların ilgilendirdiğini dile getirdi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.