Sovyet ordusunun 20 Ocak 1990’da Bakü ve diğer kentlerde sivilleri hedef aldığı ve tarihe “Kanlı Ocak” olarak geçen katliamın kurbanları, aradan 36 yıl geçmesine rağmen Azerbaycan’da törenlerle anılıyor.
Azerbaycan’da, Sovyet ordusunun 20 Ocak 1990’da Bakü başta olmak üzere birçok kentte kadın, çocuk ayrımı gözetmeden gerçekleştirdiği ve tarihe “Kanlı Ocak” olarak geçen katliamın kurbanları anılıyor. Aradan 36 yıl geçmesine rağmen olayların yarattığı derin acı, Azerbaycan halkının hafızasındaki yerini koruyor.
Kanlı Ocak, Azerbaycan’da yalnızca bir katliam değil, aynı zamanda 70 yıllık Sovyet hâkimiyetinin ardından bağımsızlığa giden sürecin en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Olaylar, Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecini hızlandırırken Azerbaycanlılar arasında bağımsızlık bilincini de güçlendirdi.
Katliamın arka planında Karabağ meselesi yer aldı. 1980’li yılların sonlarında Ermenistan’ın Karabağ’ı Azerbaycan’dan koparma girişimleri yoğunlaşırken, Aralık 1989’da Ermenistan Sovyet Cumhuriyeti Yüksek Konseyi Karabağ’ın Ermenistan’la birleştirilmesine yönelik karar aldı.
Bu karara tepki gösteren Azerbaycan halkı, Bakü’de yüz binlerce kişinin katıldığı mitingler düzenledi. Azadlık Meydanı’nda toplanan kalabalıklar hem Sovyet yönetimini hem de artan toprak taleplerini protesto etti.
Kesintisiz süren mitingler üzerine Sovyet yönetimi Bakü’ye asker sevk etme kararı aldı. 19 Ocak 1990’da Azerbaycan televizyonunun enerji hattı havaya uçuruldu, 20 Ocak gecesi ise yaklaşık 26 bin Sovyet askeri zırhlı araçlarla Bakü’ye beş ayrı noktadan girdi.
Sovyet askerleri, silahsız sivillere ateş açtı; tanklar insanların üzerine sürüldü, ambulanslar ve yolcu otobüsleri hedef alındı. O gece Bakü’de 130 sivil hayatını kaybetti. Katliam Neftçala ve Lenkeran gibi kentlerde de sürdü; toplamda 150 Azerbaycanlı yaşamını yitirdi, 744 kişi yaralandı, yaklaşık 400 kişi gözaltına alındı.
Bakü’de olağanüstü hal ilan edilmesine rağmen halk sokaklara çıktı. Şehitlerin cenazeleri, daha sonra Şehitler Hıyabanı adını alan Dağüstü Park’a taşındı. Yaklaşık 1 milyon kişinin katıldığı cenaze töreni, Azerbaycan tarihinin en büyük toplu protestolarından biri olarak kayıtlara geçti.
Katliamın tanıklarından 71 yaşındaki Sahib Alizade, o günleri anlatırken Sovyet ordusunun sivillere ayrım gözetmeden ateş açtığını söyledi. O gece yaralandığını belirten Alizade, “Şehitler verdik ama moralimizi bozmadık. Sovyet İmparatorluğu bizim ezilemeyeceğimizi gördü” dedi.
Tedavisinin bir bölümünün Türkiye’de yapıldığını ifade eden Alizade, “Türkiye’nin desteğini bir ağabey desteği olarak hissettik” sözleriyle teşekkür etti.
Azerbaycan halkı, her yıl 20 Ocak’ta şehitliği ziyaret ederek kırmızı karanfiller bırakıyor. Yerel saatle 12.00’de ülke genelinde bir dakikalık saygı duruşu yapılıyor; gemiler, trenler ve otobüsler siren ve kornalarla anmaya eşlik ediyor.
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı ve Ombudsmanlık da yayımladıkları bildirilerle, 20 Ocak olaylarının insanlığa karşı suç olarak tanınmasını ve sorumluların adalet önüne çıkarılmasını talep ediyor.