İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyinde ateşkes sürecine rağmen yerleşim yerlerini ve bir sağlık merkezini hedef aldı. Sur ilçesine bağlı Sarifa beldesinde gerçekleşen saldırıda ilk belirlemelere göre bir kişi yaşamını yitirirken, dört kişi de yaralandı.
Lübnan resmi ajansı NNA’da yer alan bilgilere göre, İsrail ordusu uluslararası hukuka aykırı şekilde sivil altyapıları vurmaya devam ediyor. Son operasyonlarda Sur ilçesindeki Sarifa beldesinde bulunan sağlık merkezi doğrudan hedef alındı. Saldırı sonucu can kayıpları ve yaralanmalar meydana gelirken, bölgedeki sivil yerleşim alanlarında da büyük çaplı hasar oluştuğu bildirildi.
Sivil yerleşim birimleri topçu ateşinde
İsrail askeri birlikleri sadece sağlık merkezini değil, çevre beldelerdeki evleri de hedef seçti. Sur ilçesine bağlı Zıbkin ve Bint Cubeyl ilçesine bağlı Haris beldelerindeki müstakil konutlara hava saldırıları düzenlendiği aktarıldı. Ayrıca Mecdel Zun beldesinin kırsal arazilerinin de yoğun topçu atışlarıyla vurulduğu, bölgedeki gerilimin her geçen saat tırmandığı kaydedildi.
Ateşkes süreci ihlallerin gölgesinde
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz nisan ayında yaptığı açıklamada 17 Nisan’da başlayan geçici ateşkesin süresinin uzatıldığını duyurmuştu. Ancak sahada bu karara rağmen çatışmaların durmadığı görülüyor. İsrail ordusunun güneydeki ev yıkımları ve saldırıları devam ederken, Hizbullah kanadı da bu eylemlere ateşkes ihlali gerekçesiyle karşılık vererek İsrail birliklerini hedef alıyor.
Can kaybı bilançosu ağırlaşıyor
Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan son verilere göre, 2 Mart tarihinden bu yana devam eden saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 869’a ulaştı. İsrail’in mart başında başlattığı yoğun hava harekatı ve kara müdahalesi sonucunda ülkenin güneyindeki pek çok yerleşim yeri kullanılamaz hale geldi. Lübnan hükümeti, saldırılar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalanların sayısının 1 milyonu geçtiğini vurguladı.
Uluslararası toplumdan tepkiler yükseliyor
Lübnan’da insani krizin derinleştiği bu dönemde, sağlık merkezlerinin hedef alınması uluslararası kamuoyunda tepkiyle karşılandı. Yardım kuruluşları, bölgedeki sağlık hizmetlerinin durma noktasına geldiği konusunda uyarılarda bulunuyor. Ateşkesin geleceği belirsizliğini korurken, sahadaki askeri hareketliliğin sivil can kayıplarını artırmasından endişe ediliyor.