Ünlü gazeteci Reha Muhtar, 66 yaşında tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Muhtar’ın vefatının ardından yıllar önce yaptığı vasiyet niteliğindeki paylaşım yeniden gündeme geldi.
Geçtiğimiz günlerde rahatsızlanarak Muğla’nın Bodrum ilçesindeki özel bir hastaneye kaldırılan ve kalp yetmezliği teşhisiyle yoğun bakımda tedavi altına alınan duayen televizyoncu Reha Muhtar, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Ünlü haber spikerinin vefatı medya ve sanat dünyasını yasa boğarken, geçmişte yaptığı çarpıcı vasiyet açıklamaları yeniden gündeme geldi.
Sağlık durumu ağırlaşan deneyimli gazetecinin yaşam mücadelesini kaybetmesi, televizyon camiasında derin bir üzüntüyle karşılandı. Ölüm haberinin ardından kamuoyunun gözü, ünlü televizyoncunun geçmiş dönemde sosyal medya hesaplarından paylaştığı ve adeta birer vasiyet niteliği taşıyan dikkat çekici ifadelerine çevrildi.
Ferdi Tayfur örneğini vermişti
Reha Muhtar, geçen yıl gerçekleştirdiği paylaşımlarında usta sanatçı Ferdi Tayfur’un ailesiyle yaşadığı kamusal tartışmalara ve aile içi sorunlara değinmişti. Benzer bir durumun kendi vefatından sonra yaşanmasından endişe ettiğini dile getiren tecrübeli televizyoncu, şu ifadeleri kullanmıştı:
“Ferdi Tayfur’un annesinin etkisindeki kızıyla yaşarken görüşememesi, öldükten sonra cenazesindeki olaylar, umarım benim başıma gelmez. Bütün mücadelem o…”
Deniz Uğur cenazeme gelmesin
Ünlü televizyoncunun arşivlerden yeniden çıkan ve en çok konuşulan açıklamalarından biri ise geçmişte birliktelik yaşadığı Deniz Uğur hakkındaki sert sözleri oldu. Reha Muhtar, net bir dille kaleme aldığı paylaşımında takipçilerine ve yakınlarına seslenerek, “Sevenlerime vasiyetimdir, Deniz Uğur ölürsem cenazeme gelmesin” şeklinde kesin bir istekte bulunmuştu.
Velayet krizleri yargıya taşınmıştı
İki isim arasında uzun yıllardır devam eden gerilimin ve anlaşmazlıkların temel odak noktasını ise çocuklarının velayet süreci oluşturuyordu. İlk olarak 2010 yılında yaptıkları bir protokolle yollarını ayıran çift, ikiz çocukları Mina Deniz ve Poyraz Deniz’in velayetinin babada kalması konusunda uzlaşmaya varmıştı. Ancak ilerleyen yıllarda ilişkiler yeniden gerilmiş ve hukuki boyuta taşınan yeni davalar neticesinde mahkeme, çocukların velayetinin anne Deniz Uğur’a verilmesine hükmetmişti.