Barbaros Hayrettin Paşa Kıbrıs’ta

Enerji Bakanı Berat Albayrak, sismografik araştırma gemisi Barbaros Hayrettin’in Kıbrıs Güzelyurt’a gittiğini açıkladı.

Barbaros Hayrettin Paşa Kıbrıs’ta
Yayınlama: 14.07.2017
A+
A-

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Türkiye’nin sismografik araştırma gemisi Barbaros Hayrettin Paşa’nın Magosa’dan sonra araştırmalarına devam etmek üzere Güzelyurt’a indiğini açıkladı.

Türkiye’nin ‘Kıbrıs’ın zenginliği, Ada’nın tamamına aittir’ yaklaşımından hareket ettiğinin altını çizen Bakan Albayrak, “Ancak Güney Kıbrıs’ta bu çerçevede enerji alanında makul bir çözüm kısa vadede görmüyoruz. Tabii bundan sonra olumlu adımlar atmadıkları sürece. Bu noktada, siz kendi başınıza buyruk hareket ederim, kafama göre parsel parsel sahaları belirlerim, haritada çizerim üçüncü kurumlara, şirketlere, bunlara ben ihale ederim, ondan sonra gelirini alırım diyorsanız olmaz. Buna olumlu bakmamız mümkün değil. Şimdi Türkiye bugüne kadar hep barışa olumlu katkı da bulunsun diye bu konularda hakikaten çok yapıcı rol oynadı. Ama son gördüğümüz netice ve tablo hasebiyle artık bundan da bir netice çıkmadığı çerçevede bundan sonra nasıl seyredecek bunu hep birlikte izleyeceğiz Türkiye açısından” dedi.

“Akdeniz’de çok daha etkin olacağız”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, İstanbul’da düzenlenen 22.Dünya Petrol Kongresi’nin son gününde gelişmeleri değerlendirdi. Bakan Albayrak’ın yaptığı çarpıcı değerlendirmeler son derece sıcak gelişmelerin tam ortasına denk düştü. Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin Doğu Akdeniz’de doğalgaz sondaj çalışmalarına yeniden başlama girişimi bölgede tansiyonu yükseltti. Fransız Total ve İtalyan enerji şirketi Eni adına West Capella isimli gemi 11. Parsel olarak adlandırılan bölgede sondaj çalışması yapmak üzere Kıbrıs’a gitti. TGC Gökçeada fırkateynin de dün Güney Kıbrıs’ın sondaj gemisini izlemeye aldı. Sıcak gelişmelerin ortasında sorularımızı yanıtlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat AlbayrakBakan Albayrak şunları söyledi:

“Bizim Barbaros Hayrettin Paşa gemimiz en son Magosa’da biliyorsunuz. Buradaki çalışmaları bitirdik. İnşallah sırada artık bir sonraki adımımız var Güzelyurt. Kıta sahanlığımız içindeki bu bölge çok önemli. Güzelyurt’taki bu çalışmalarla birlikte dediğim gibi Akdeniz’de biz artık çok daha etkin bir rol oynayacağız. Akdeniz önemli bir pazar, önemli bir bölge, enerji kaynakları noktasında son yıllarda çok daha fazla öne çıkan bir bölge.”

“Muz cumhuriyeti değiliz”

Bakan Albayrak Güney Kıbrıs adına bölgede arama faaliyeti yürüten uluslararası şirketlerle ilgili ise şu yorumu yaptı: “Türkiye’de de faaliyette bulunan bu firmaların bazılarıyla görüşmeler yaptık ve hakikaten verimli görüşmeler geçti.

Ve bu konuda uyarı yaptığımız hakikaten hukuki sorunu çözülmeden, bu kadar hukuki bir yarın bir gün riskler taşıyan sahalarda iş yapmak aslında bu uluslararası halka açık firmalar için de doğru bir adım değil. Bunların önemli bir kısmı bu konularda daha hassas hareket ediyorlar. Bu çerçevede bu yönde hareket etmeyen firmalar da var. Bu firmalar özelinde de ben çok açık net onlara da ifade ettim, yani bu davranış ve uluslararası hukuki noktadaki sıkıntılı duruş bizce doğru olmayan, gayri hukuki yanlış duruş devam ettiği sürece Türkiye Cumhuriyeti Devleti, enerji piyasaları, enerji noktasında biz de onların bu duruşuna olumlu bakmayacağız.

Bununla ilgili de uyarılarımızın ötesinde de bu süreci olumlu takip etmeyeceğiz Türkiye açısından ifade ettik. Bunların önemli bir kısmıyla önemli güzel, pozitif görüşmelerimiz oldu. Diğerleriyle ilgili görüşmelerimiz devam ediyor, edecek. Çünkü Türkiye olarak biz bölgesel barış diyoruz, buna katkı yapalım diyoruz, herkes bu çerçevede baksın diyoruz, ama birileri ben yaptım olduğu mantığıyla hareket ediyor. Hukuk nerede o zaman? Hadi mahkemelere. Şimdi mahkemelere işin ekonomik tarafı ve çözüm tarafı kimse şimdi kusura bakmasın yani biz de bir muz cumhuriyeti değiliz. Türkiye Cumhuriyeti bir devlet, hakkını ve uluslararası hukukunu da kimseye yedirmez ve bunun da mücadelesini her anlamda hukuk içerisinde de sonuna kadar bunun mücadelesini verir.”

İsrail ile iş birliğinde 3 kriter…

Geçtiğimiz gün, Türkiye ile boru hattı inşa edilmesine yönelik anlaşma yapmayı planladıklarını açıklayan İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz ile kongre sürecinde yaptıkları görüşme hakkında da bilgi veren Bakan Albayrak, “Üç tane husus var bizim herhangi bir uluslararası, bölgesel, enerji projesinin muhatabı, partneri, ortağı olmamız için.

Bir, proje tüm tarafl arın menfaatine olacak, kazan kazan olacak. İki, o proje, bahsi geçen proje bölgesel ve küresel enerji arz ve güvenliğine katkıda bulunacak. Ve üçüncüsü de, bölgesel ve küresel barışa, dostluğa katma değer katkı sağlama. İlk görüşmelerin başında özellikle Gazze’de yaşanan insani amaçlı, insani noktada da ciddi anlamda da bugünlerde hep şahit olduğumuz husus enerji noktasında, elektrik ihtiyacı noktasında da barışa yönelik projelere de katkı noktasında da yürüttüğümüz üçayaklı bir süreç olarak bu süreci yürütmeye başladık.

Bu noktada işin bölgesel barışa, enerjiye ve katkısı noktasında teknik ekiplerimiz birkaç tane ziyarette bulundu. Ayrıca Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları Türkiye ve Avrupa Birliği için önemli ve ciddi bir alternatif. Umut ediyorum ki, en kısa sürede bu ne kadar sürede olur bilemem, ama ümidimiz o bu üç çerçeveyi en kısa sürede hayata geçirip Doğu Akdeniz gazının da küresel ve bölgesel piyasalarda yeni ve güçlü bir alternatif olması noktasında bu adımları hep birlikte atalım.”

Türkiye tüketici olarak doğru konumlanırsa avantaj yakalanır

Türkiye’nin enerjide bir oyuncu olarak yıllarca farklı değerlendirildiğini, şimdi ise bu tablonun değişmeye başladığını kaydeden Bakan Albayrak, “Evet, petrolü yok, doğalgazı yok, enerji anlamında belki çok nasipli bir ülke değiliz kaynaklar ve rezervler anlamında. Ama alıcı-satıcı çerçevesinde baktığımda resme, eğer önemli bir tüketiciyseniz ve pozisyonunuzu doğru konumlandırırsanız, Türkiye açısından da büyük ve önemli fırsatların olabileceğini görüyorum. Çok daha stratejik ve diplomatik akılla yoğurduğunuz adımlarla avantajlı konuma geçme şansınız var. Son bir buçuk, iki yıldır buna çok yoğun bir akıl mesaisi harcıyoruz” dedi.

Kongre’de çok üst düzey görüşmeler yapıldı

Bu kongre, işin devletler boyutu, siyasi kanadı dışında, piyasa değeri trilyonlarca dolar olan, enerjide dünyanın en büyük şirketlerinin neredeyse tamamının üst düzey yöneticilerinin katıldığı, piyasa profesyonellerinin ağırlıklı olarak yer aldığı çok önemli bir kongre oldu. Üst düzey görüşmeler gerçekleşti. Baş başa ve heyetler arası kritik görüşmeler oldu. Bizim şirketlerimiz, Bakanlığımız ve Türkiye için de…

21. Yüzyıl ‘gaz yüzyılı’

19’uncu yüzyılın kömür, 20’inci yüzyılın petrol yüzyılı olarak adlandırıldığı bir eko-sistemde, 21’inci yüzyıl için ‘gaz yüzyılı’ nitelemesi, bu kongrede bir kez daha, küresel resim anlamında ehemmiyet kazandı. Gazın önümüzdeki yakın ve orta vadede çok daha etkin bir enerji enstrümanı olacağı yorumlarının daha net bir şekilde çizildiği bir kongre oldu.

Rüzgar için talep yoğun

Son 10 yılda özel sektörümüz biraz böyle çok fazla düşünmeden, taşınmadan yatırımlar yapmış mıdır, bunları yaparken nefesi kesildiği zamanlar olmuş mudur? Bir hayli yaşandı bunlar. Bundan sonra, Enerji bakanlığı olarak sadece enerji sektörü danışmanlığı değil, finansal danışmanlık da veriyoruz. Bu 10 yıllık geçmiş süreç özel sektörümüze de tecrübe kazandırdı.

Elektrik ve gazda ucuzuz

Türkiye’de doğalgaz ve elektrik fiyatlarında hem sanayi, hem konutta ucuzluk açısından bakılınca ya biriz, ya ikiyiz ya üçüncüyüz. 8 cent’lerden 3.5 senete indi elektrik fiyatları.. Tabii amacımız nihai olarak enerji fiyatlarını düşürmek. Bunun için tüm çalışmaları yapıyoruz.

3’üncü nükleer santral için 3 aday var

Akkuyu’da çalışmaların hız kazandığını ifade eden Bakan Albayrak İğneada’nın adının geçtiği üçüncü nükleer santralin yerine yönelik ise şu açıklamayı yaptı: “Akkuyu’da inşallah 2017 sonunda temel atmak üzere hazırlıklarımızı tamamlıyoruz. İnşaat izinleri hepsi halledildi. 3’üncü santral için ise çok yer var, birkaç tane alternatif var, yani son 3 adaya düştü, inşallah o konuda adımları hızla atacağız. Son karar verildikten sonra anons edilecek. Bu konuda da hızlıca yürüyeceğiz. Bu noktada ben hep doğru bilgilendirmenin önemini de vurguluyorum. Yakında sosyal medya tarafı da dahil çalışma başlayacak.

Belgesellerimiz de var. Halkımızı doğru bilgilendirmeliyiz, hep onun taraftarıyım. Çünkü kısa dönemde yerli kömürü başlatacağız, Peşine de inşallah nükleerle ilgili süreci başlatacağız peş peşe. İşte kömürde de, yerli kaynaklarda da bu süreci başlattık, nükleerde de aynı şekilde başlayacak.

Milli kaynakların teşviki için yeni model geliyor:

Madeni çıkaran yanına fabrikayı kuracak

Bakan Berat Albayrak, kıymetli maden arama çalışmalarına yönelik olarak “2002’de 30 bin metre sondaj yapılırken 2015’te 300 bin metrelere çıkmış. 2017 itibariyle 1 milyon metre, 2018 itibariyle 2 milyon metre, 2019 itibariyle 3 milyon metreye çıkacak. Ve bu noktada aynı güneş, rüzgar, kömürde, yenilebilir maden noktasında farklı alanlarda yaptığımız yeni modeller gibi madende de yeni bir yatırımcı dostu bir model içerisine doğru gidiyoruz.

Bu yıl içinde önümüzdeki yıl başında olur. İnşallah yatırımcı anasından doğduğuna pişman olmayacak şekilde, arkadaş ben ihaleyi yaptım, sen Ankara’da ne yapıyorsan yap, beni ilgilendirmez demeyeceği bir hakikaten yatırımcı dostu. Üç paydaşın da kazandığı bin model. Yeni modellerin çoğunda, birçok izni, düzenlemeyi, altyapıyı biz çözerek sahaya çıkarmaya çalışıyoruz. Ufak bir bilgi paylaşabilirim belki; yani bu kadar maden ithal ediyorsunuz ve çarpan etkisi en yüksek sektörlerin başında geliyor madencilik.

Ya ham maddeyken 1 çarpansa, yarı mamulde 8 çarpan ortalama, ama tam ürüne dönüştüğünde 24 çarpana kadar artabilen, fazlası var, eksiği yok. 100 olanlar bile var. Ama ben ham maddesini buradan çıkarıp kapı komşumuza satıp oradan işleyip bilmem kaç katına aldığım bir madencilik stratejisini dönüştürmemiz lazım. İşletme noktasında sadece bu ham maddeyi bulup işleyip çıkaran değil bunu katma değerli ürüne dönüştürecek fabrikayı da yanına yapan, mesela bir krom sahanız var, kromu al git; yok öyle. Bir de bakmışsınız yanına şart olarak bir ferrokrom fabrikası kuracaksın; iç piyasayı karşılayacaksın belki de ihracat yapacaksın. Kamunun da ortaklığı destekleyici rolüyle.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.