Bayburt Barosu, okullarda ve çocukların sosyal yaşamlarında giderek daha karmaşık ve tehlikeli bir hal alan akran zorbalığı olgusuyla mücadele etmek için TCK’da radikal değişiklikler öngören kapsamlı bir kanun teklifi hazırladı.
YENİ BİR GAZETE – Bayburt Barosu, okullarda ve çocukların sosyal yaşamlarında giderek daha karmaşık ve tehlikeli bir hal alan akran zorbalığı olgusuyla mücadele etmek için Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Çocuk Koruma Kanunu’nda (ÇKK) radikal değişiklikler öngören kapsamlı bir kanun teklifi hazırladı. Adalet Bakanlığı Adli Destek Mağdur Hizmetleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu’na sunulan bu çalışma, çocuk adalet sisteminde disiplin odaklı yaklaşımları terk ederek, mağdurun üstün yararını esas alan, onarıcı ve koruyucu bir hukuk düzeni getirmeyi amaçlıyor.
Bayburt Barosu tarafından hazırlanan bu çalışma, mevcut mevzuattaki hukuki boşlukları doldurmak amacıyla akran zorbalığını TCK’ya müstakil bir suç tipi olarak ekliyor. “Akran Zorbalığı” başlıklı yeni 96/A maddesi, çocuklar arasındaki güç dengesizliğinden faydalanarak; fiziksel, sözlü, psikolojik, cinsel veya ekonomik acı çektiren, aşağılayan, dışlayan ya da süreklilik arz eden şekilde huzursuzluk yaratan eylemleri suç kapsamına alıyor. Mevcut ceza hukukunda bu tür eylemler tehdit veya yaralama gibi farklı suç tipleri altında münferiden değerlendirilirken, bu düzenleme ile çocuklar arası şiddet olaylarının sürekliliği ve sistematik baskı boyutu artık bir bütün halinde ele alınacak.
Dijital ve yapay zeka tabanlı zorbalığa ağır yaptırım
Çağımızın en büyük risklerinden biri olan dijital zorbalık, bu kanun teklifi ile ceza hukukunda ilk kez açıkça ve kapsamlı bir şekilde düzenleniyor. Yapay zeka araçları kullanılarak bir çocuğun görüntüsünün veya sesinin değiştirilmesi, manipüle edilmesi ya da mağdurun özel hayatına dair içeriklerin yayılması durumunda verilecek cezalarda yarı oranından üçte bire kadar artış öngörülüyor. Ayrıca, suçun birden fazla çocuk tarafından grup halinde işlenmesi, fiilin görüntü veya ses kaydına alınması ya da silahtan sayılan bir cisim kullanılması halleri de cezada önemli artırım gerektiren nitelikli haller olarak tanımlanıyor.
Özel gereksinimli çocuklar için koruma kalkanı
Türk hukuk sisteminde ilk defa özel gereksinimli çocuklar, engelli bireyler ve kaynaştırma eğitimine tabi öğrenciler, ceza kanununda “özel korunan çocuk” statüsüyle açıkça karşılık buluyor. Bu çocuklara karşı gerçekleştirilen zorbalık fiillerinde hapis cezasının alt sınırı iki yıl olarak belirlenerek, en kırılgan gruptaki çocukların adli güvencesi en üst seviyeye çıkarılıyor.
Okullara zorunlu ihbar sistemi ve idari sorumluluk
Teklifin en kritik yeniliklerinden biri olan eğitim kurumlarındaki “zorunlu ihbar sistemi” ile şiddetin gizlenmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Okul sınırları içerisinde veya okul dışındaki etkinliklerde işlenen zorbalık olaylarını vakit kaybetmeden çocuk savcılığına veya çocuk şubeye bildirmeyen kurum görevlileri, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile yargılanacak. Kurum amirlerinin, suç oluşmadığı saikiyle araştırma yapma veya bildirimi engelleme yetkisi tamamen elinden alınıyor; bildirimin geç yapılması durumunda ise uygulanacak ceza bir kat artırılıyor.
Rehberlik servislerine özerk yetki ve bireysel ihtiyaç planı
Çocuk Koruma Kanunu’na eklenmesi önerilen madde ile okul rehberlik servislerine idari özerklik tanınıyor. Her çocuk için zorunlu olarak hazırlanacak “Bireysel İhtiyaç Planı” sayesinde, çocukların gelişim özellikleri ve eğitim ortamındaki riskler yakından takip edilecek. Ailelerin bu plana direnç göstermesi veya fiziki engel çıkarması durumunda, kamu görevlisine mukavemet hükümleri işletilerek devletin koruma iradesi ön plana çıkarılıyor.
Baroların davalara ücretsiz ve etkin katılımı
Düzenleme, baroların çocuk yargılamalarındaki rolünü de güçlendiriyor. Çocuk hak ihlallerinde barolara, çocuğun üstün yararını gözeterek doğrudan şikayetçi olma veya davaya katılma hakkı tanınıyor. Barolar bu işlemleri kamu hizmeti sıfatıyla yürüteceğinden, süreç boyunca herhangi bir vekalet ücreti talep edilmeyecek. Teklif ayrıca, suça sürüklenen çocuklar için “diversiyon” adı verilen onarıcı adalet yöntemleri getirerek, çocuğun ceza sistemi içinde hapsolması yerine yeniden topluma kazandırılmasını ve tekrar suça karışmasının önlenmesini hedefliyor.