İran ve ABD arasında tırmanan gerilim, dünya petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı yeniden küresel siyasetin ve ekonominin odak noktası haline getirdi.
YENİ BİR GAZETE – Küresel petrol ticaretinin yüzde 25’inin gerçekleştiği Hürmüz Boğazı, jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte enerji güvenliği tartışmalarının merkezine oturdu.
Günlük 20 milyon varil petrol sevkiyatının yapıldığı bu stratejik hat, küresel piyasaların beslenmesinde ikame edilemez bir rol oynuyor. Olası bir kriz anında devreye sokulabilecek mevcut alternatif boru hatlarının toplam kapasitesinin ise yalnızca 3,5 ila 5,5 milyon varil arasında kalması, boğazın taşıdığı hayati önemi bir kez daha gözler önüne seriyor.
Alternatif projeler yetersiz kalıyor
Uzmanlar, Körfez ülkelerinin Hürmüz Boğazı’na olan bu büyük bağımlılığı azaltmak ve sevkiyat güvenliğini garanti altına almak adına yeni proje arayışlarını ve çalışmalarını hızlandırdığını belirtiyor.
Ancak yapılan teknik ve ekonomik değerlendirmeler, geliştirilen veya planlanan hiçbir alternatif projenin Hürmüz Boğazı’nın sunduğu devasa lojistik kapasitenin yerini tam anlamıyla dolduramayacağını ortaya koyuyor.