Meral Yağmur

Bir insanın kendini kandırması, gerçeğin en sessiz ölümüdür. Bir gün, bir yerde, bir ilişkide… Bir cümle yanlış kurulur, bir bakış başka yere kayar, bir duygu eksik kalır. Ve işte, o noktada başlıyor aldatma. Sadece bir sevgilinin kalbinde değil; bir dostluğun, bir güvenin, bir inancın tam ortasında. Aldatmak, yalnızca bir kalbi...
11.11.2025
1
5.016
Bazı kadınlar vardır; yüzleri hep sakindir ama gözlerinin derininde ince bir yorgunluk titreşir. Ne tam gülerler, ne tam ağlarlar… Sanki bir duygunun ucunda asılı kalmış gibidirler; ne düşerler, ne kurtulurlar. Her gün bir şeyler yapar, birilerine iyi gelir, bir evin duvarlarına sıcaklık taşırlar; ama gece olduğunda, herkes uyuduğunda… kendi sessizliklerine...
03.11.2025
0
2.099
Ben düşüncelerimi, insanların fikirlerini değiştirmek için paylaşmam.Ben, kalabalığın içinde sessizce düşünenlerle göz göze gelebilmek, onların yalnız olmadıklarını hissettirmek için yazarım.Bazen insan, kendi sesini başkasının kelimelerinde duyar. Bir yabancının cümlesi, içimizde yıllardır susturduğumuz bir duyguyu uyandırabilir.Benim için yazmak, bir yankı bulma çabasıdır; kendi iç sesimle başkalarının sessizliğini buluşturmak isterim.Çünkü bilirim, bazen...
28.10.2025
1
1.241
İnsanın “öz”ünü hatırladığı yerde başlar özlem; çünkü özlediği şey, zaten özünde saklı olandır. Özlemek… Dilde sade, fakat kalpte bir çağlayan gibi coşan kelime… İlk bakışta sıradan görünsede aslında insanlığın kadim sızısı, varoluşun en eski yankısı ve kendi özüne doğru yaptığı bir rücûdur. İnsan sevdiğini özler ya, öyle ki sevdiği, kendi...
17.10.2025
1
1.692
REKLAM ALANI
Bazen bir köy, bir harita noktasından çok daha fazlasıdır. Kimi zaman bir ses, bir koku, bir rüzgârda yankılanan hatıradır. İnsan uzaklaşsa da, toprağıyla arasında görünmez bir bağ kalır, bir gün mutlaka geri çağıran… Bu satırlar, işte o çağrının, bir dağın serin nefesinden gelen hatırası, Gömbece’nin sessiz sabahlarına, Binboğa’nın vakur gölgesine...
13.10.2025
3
1.695
Tarih boyunca medeniyetler, insanın özündeki merhamet, adalet ve hakkaniyet arayışının etrafında şekillendi. Ne var ki, bu değerler çoğu zaman gücün, şiddetin ve tahakkümün gölgesinde kaldı. İbn Haldun’un “Umran” kavramıyla tarif ettiği üzere sosyal hayatın gerçek gücü; zorbalıkla değil, adalet ve dayanışmayla büyür. O, ümranı insan topluluklarının yaşama düzeni, sosyal örgütlenmesi...
29.09.2025
1
1.166
Hiçbir kız çocuğu “bir gün güçlü olacağım” iddiasıyla gelmez dünyaya. Onların o çocuk dünyası rengârenk oyuncaklarla, masal kahramanlarının büyüsüyle ve güvende hissettiren kucaklarla örülüdür. Çocukluk, hayatın bir tebessüm kadar basit, bir sarılış kadar huzurlu olduğu dönemdir. Fakat zaman ilerledikçe masalların sesi kısılır; kurulan hayaller, iskambil kağıtlarından yapılmış narin kuleler gibi...
13.09.2025
1
2.738
İnsan diyorum; ancak anladığı kadar merhametli, anlattığı kadar açık, anlaştığı kadar insan kalabilir.Nitekim sözün hakikati, anlayışla başlar; anlaşmanın yolu, kalpten kalbe kurulan köprüdür. İnsanlık tarihi boyunca en büyük mesele, insanların birbirini anlamaya çalışmadan yargılaması, ifade etmeyi beceremeden susması ve anlaşamadan ayrışması olmuştur.Oysa her çağda, her coğrafyada hakikate yakın duranlar şunu...
01.09.2025
2
1.411
Toplumsal kültür, yalnızca bireyin günlük yaşantısını şekillendirmekle kalmaz; aynı zamanda geçmişten günümüze aktarılan ortak değerler, semboller ve anlatılar aracılığıyla toplumun kolektif kimliğini de inşa eden, yaşama biçimini, değerlerini, duygularını ve düşüncelerini şekillendiren dinamik bir yapıdır. Bu bağlamda toplumsal hafıza, kültürün en önemli taşıyıcılarından biri olarak öne çıkar. Hafıza, bir toplumun...
23.07.2025
6
1.798
Toplumların kalabalıkları içinde sessizce parlayan bir grup insan vardır.Bu kişiler, yalnızca kendi bireysel kimlikleriyle değil, başkalarının duygusal hâlleriyle de yoğrulmuş bir kişilik yapısına sahiptir. Modern toplumun bireyci ve mekanik ilişkiler ağı içinde, duygusal derinlikleriyle öne çıkan bu insanlar, yaşamı farklı perspektiflerden değerlendiren, hayat içinde âdeta birer içsel direnişçilerdir.Tüketim kültürünün, haz...
16.07.2025
0
1.452
Bir gün; saatlerin uzadığını, günlerin dolmadığını fark edeceksin. Halbuki bir zamanlar yirmi dört saat yetmezdi günü bitirmeye. Her sabah, her ferdin kendi odasındaki kargaşa, kahvaltı telaşı, çorap arayışları, kaybolan tokalar, geç kalınan servisler… Hepsi seni yorardı lâkin bir o kadar da yaşatırdı. Beş dakikalığına da olsa kendini kapattığın alanlar, derin...
12.07.2025
5
1.390