Antalya’da turizm sezonu sürerken restoranlarda artan gıda, enerji, kira ve personel giderleri işletmeleri zorluyor. Sektörde maliyet yönetimi ve nitelikli çalışan ihtiyacı öne çıkıyor.
YENİ BİR GAZETE – Türkiye’de yaz turizminin hareketliliği devam ederken restoran ve yiyecek-içecek sektörü artan işletme maliyetleriyle mücadele ediyor. Gıda, enerji, kira, personel ve lojistik giderlerindeki yükseliş, turizm hareketliliğinin oluşturduğu gelirin işletmeler açısından kârlılığa dönüşmesini zorlaştırıyor.
2026 yılının ikinci çeyreğinde Türkiye’nin turizm geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,6 azalarak 15,9 milyar dolar oldu. Ziyaretçi sayısı da aynı dönemde yüzde 5,1 düşüşle 15,6 milyon olarak gerçekleşti. Konaklama ve yiyecek hizmetlerinde Hizmet Üretici Fiyat Endeksi yüzde 31,97 seviyesinde bulunurken, temmuz ayında gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık enflasyon yüzde 37,53 olarak kaydedildi.
Gastronomi turizm deneyiminde öne çıkıyor
Antalya Belek Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Sezer Yersüren, turizm hareketliliğinin gastronomi sektörü için önemli bir fırsat oluşturduğunu ancak yükselen maliyetlerin işletmeler üzerinde ciddi bir baskı meydana getirdiğini belirtiyor.
Dr. Öğr. Üyesi Sezer Yersüren, özellikle küçük ve orta ölçekli restoranlarda maliyetlerin etkin biçimde yönetilmesinin önem kazandığına dikkat çekiyor. Giderlerdeki artışın işletme gelirlerinin önemli bölümünü tüketmesi, restoranların hem kârlılığını hem de hizmet kalitesini korumasını zorlaştırıyor.
Gastronominin yalnızca yeme-içme hizmetinden ibaret olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Sezer Yersüren, restoranların turistlerin destinasyon deneyiminde önemli bir yere sahip olduğunu ifade ediyor. Yerel mutfakların ve gastronomik değerlerin ziyaretçilere sunulması, turizm deneyiminin çeşitlenmesine de katkı sağlıyor.
Küçük işletmelerde sürdürülebilirlik gündemde
Artan maliyetler özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin bütçeleri üzerinde daha fazla baskı oluşturuyor. İşletmeler bir yandan tüketicilerin değişen beklentilerine cevap vermeye çalışırken diğer yandan yükselen girdi maliyetlerini kontrol altında tutmaya çalışıyor.
Fiyatların yükseltilmesi tüketici talebini etkileyebilirken, fiyat artışlarının sınırlı tutulması da işletmelerin kâr marjlarını daraltabiliyor. Bu nedenle satın alma, stok, üretim ve personel planlamasının daha dikkatli yapılması sektör açısından önem taşıyor.
Dr. Öğr. Üyesi Sezer Yersüren, restoran sektörünün yalnızca ekonomik faaliyet açısından değil, istihdam ve gastronomi kültürünün yaşatılması bakımından da önemli olduğunu vurguluyor. Sektördeki maliyet baskısının işletmelerin yanı sıra istihdam ve turizm destinasyonlarının potansiyeli açısından da değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Nitelikli insan kaynağı önemini koruyor
Restoran sektörünün geleceğinde nitelikli çalışanların önemli bir rol üstlendiği belirtiliyor. Turizm sezonunda artan işletme yoğunluğu, eğitimli ve deneyimli personele olan ihtiyacı artırırken, personel giderlerindeki yükseliş işletmelerin insan kaynağı planlamasını da etkiliyor.
Dr. Öğr. Üyesi Sezer Yersüren, üniversitelerin sektörün ihtiyaçlarına uygun eğitim modelleri geliştirmesinin önemine dikkat çekiyor. Değişen tüketici alışkanlıkları, maliyet baskısı ve sürdürülebilirlik hedeflerinin gastronomi sektöründe yeni yaklaşımları gerekli kıldığı belirtiliyor.
Sektörün geleceği açısından yalnızca müşteri sayısındaki artışın yeterli olmayacağını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Sezer Yersüren, işletmelerin maliyetlerini etkin yönetmesi, nitelikli çalışanlarla hizmet kalitesini sürdürmesi ve sürdürülebilir uygulamaları iş modellerine dahil etmesi gerektiğini belirtiyor.
