Erdoğan’dan BM’de çarpıcı mesajlar

Erdoğan’dan BM’de çarpıcı mesajlar
Yayınlama: 22.09.2026
Düzenleme: 22.09.2026 20:26
A+
A-

YENİ BİR GAZETE – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81’inci oturumunda dünya liderlerine hitap etti. BM kürsüsüne 16’ncı kez çıkan Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının önemli bölümünü Gazze’deki insani dram, Filistin meselesi ve uluslararası sistemin yeniden yapılandırılması konularına ayırdı.

Konuşmasına BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e teşekkür ederek başlayan Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler’in kuruluşundan bu yana geçen sürede dünyada savaşların ve çatışmaların sona ermediğine dikkat çekti. Erdoğan, uluslararası toplumun barış, güvenlik ve adalet hedeflerini hayata geçirmesi gerektiğini söyledi.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın üst üste ikinci kez Genel Kurul salonunda bulunamadığını belirten Recep Tayyip Erdoğan, Filistin Devleti’nin dünya genelinde geniş bir tanınırlığa sahip olduğunu ifade etti. Mahmud Abbas’ın salonda bulunamamasına rağmen Filistin halkının sesini duyurmaya devam edeceklerini belirten Erdoğan, Filistin Devleti’ni henüz tanımayan ülkelere kararlarını yeniden gözden geçirme çağrısında bulundu.

Gazze’deki gelişmeler konuşmanın en önemli başlıklarından biri oldu.

Gazze’de yaşananlara dikkat çeken Recep Tayyip Erdoğan, son üç yılda çok sayıda sivilin hayatını kaybettiğini, ölenlerin önemli bölümünü kadın ve çocukların oluşturduğunu söyledi. Gazze’deki insanların yıkılmış binaların arasında yakınlarının cenazelerine ulaşmaya çalıştığını belirten Erdoğan, saldırılar nedeniyle uzuvlarını kaybeden çocukların yaşam mücadelesine de dikkat çekti.

Gazze’deki sağlık sisteminin ağır koşullar altında çalıştığını ifade eden Recep Tayyip Erdoğan, hastanelerde yakıt sıkıntısının ciddi boyutlara ulaştığını söyledi. Erdoğan, saldırılar sonucunda çok sayıda çocuğun hayatını kaybettiğini veya uzuvlarını kaybettiğini belirterek uluslararası toplumun yaşananlara kayıtsız kalmaması gerektiğini dile getirdi.

Gazze için ateşkes sonrasında da can kayıplarının devam ettiğini söyleyen Recep Tayyip Erdoğan, bölgenin yeniden imarının gecikmeden başlaması gerektiğini belirtti. Erdoğan, uluslararası topluma İsrail üzerinde daha fazla baskı kurulması çağrısında bulundu.

Erdoğan, Filistin Devleti’nin kurulmasına yönelik girişimlerin sonuçsuz kalacağını savunarak bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Erdoğan’dan uluslararası sistem için reform çağrısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısının değiştirilmesi gerektiğini de konuşmasında vurguladı. Daha önce farklı konuşmalarında da kullandığı “Dünya 5’ten büyüktür” yaklaşımını yineleyen Erdoğan, Güvenlik Konseyi’nin daha adil bir yapıya kavuşturulmasını istedi.

Uluslararası hukukun güçlü ve zayıf ülkeler açısından farklı uygulanmasının kabul edilemeyeceğini belirten Recep Tayyip Erdoğan, cezasızlığın uluslararası sistemin güvenilirliğini zedelediğini ifade etti.

Erdoğan’a göre krizlerin çözümünde yalnızca uluslararası kuruluşların değil, bölgesel aktörlerin de daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. Türkiye’nin Karadeniz Tahıl Koridoru sürecinde yürüttüğü diplomatik girişimleri örnek gösteren Erdoğan, bölgesel sahiplenmenin krizlerin çözümünde sonuç getirebildiğini söyledi.

Devletler arasındaki ilişkilerde açık diplomasi ve iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Recep Tayyip Erdoğan, ekonomik bağlantıların da ülkeler arasında istikrarın oluşmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Gelir adaletsizliğinin giderek büyüdüğüne dikkat çeken Erdoğan, ortak kalkınma, dayanışma ve ekonomik bağlantıların güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Teknoloji alanında da yeni bir eşitsizlik döneminin ortaya çıkmaması gerektiğini belirten Recep Tayyip Erdoğan, dijital imkanlara erişimin daha adil hale getirilmesini istedi.

Türkiye’nin bölgesel diplomasi mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin farklı bölgelerde yürüttüğü diplomatik girişimlere ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

Türkiye’nin Pakistan ve Suudi Arabistan ile savunma alanındaki iş birliğine değinen Erdoğan, bölgesel sorunların bölge ülkelerinin katkısıyla çözülebileceğini belirtti. Körfez’de yaşanan gerilimlerin sona erdirilmesi amacıyla ilgili aktörlerle temasların sürdüğünü ifade etti.

Suriye’de 14 yıllık çatışma döneminin ardından yeni bir sürecin başladığını söyleyen Recep Tayyip Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın liderliğindeki yönetimin ülkenin güvenli ve istikrarlı bir yapıya kavuşması için attığı adımları yakından takip ettiklerini belirtti. Türkiye’nin Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğini kaydetti.

Irak konusunda da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, devlet otoritesinin güçlendirilmesi ve istikrarın korunmasına Türkiye’nin destek verdiğini söyledi. Kalkınma Yolu Projesi’nin bölgesel ulaştırma ve ekonomik bağlantılar açısından önem taşıdığını ifade eden Erdoğan, Irak ile iş birliğinin sürdürüleceğini belirtti.

Rusya-Ukrayna savaşı da Erdoğan’ın gündemindeydi. Savaşın Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü korunarak sona ermesinin Türkiye’nin samimi arzusu olduğunu söyleyen Recep Tayyip Erdoğan, Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanması ve savaşın daha geniş bir alana yayılmasının önlenmesi amacıyla taraflarla temasların sürdüğünü ifade etti.

Karadeniz’deki ticari gemilere yönelik saldırıların kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin kabul edilemez olduğunu belirten Erdoğan, Türk Boğazları’nda seyrüsefer serbestisinin korunmasının önemine dikkat çekti.

Kıbrıs, Ege ve Doğu Akdeniz mesajı

Ege ve Doğu Akdeniz’deki sorunların iyi komşuluk ilişkileri ve uluslararası hukuk temelinde çözülmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Doğu Akdeniz Konferansı önerisini de gündeme getirdi.

Kıbrıs konusunda ise Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tanınması gerektiğini savunan Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik izolasyonların sona erdirilmesi çağrısında bulundu.

Recep Tayyip Erdoğan, uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurmaya davet etti.

Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliği açısından önemli bir konumda bulunduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa’nın güvenlik mimarisinin dışında tutulduğu bir yapının güçlü ve güvenli olamayacağını söyledi.

NATO Ankara Zirvesi’ne de değinen Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin temmuz ayında zirveye başarıyla ev sahipliği yaptığını ve ortak güvenlik konusundaki kararlılığın bu toplantıyla ortaya konulduğunu ifade etti.

Güney Kafkasya ve Afrika gündemde

Güney Kafkasya’daki gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barışın sağlanmasını desteklediklerini söyledi. Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın çözüm yönündeki iradelerini olumlu karşıladıklarını belirtti.

Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinin de sürdüğünü ifade eden Erdoğan, bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasının önemine dikkat çekti.

Türk Devletleri Teşkilatı’nın giderek güçlenen bir bölgesel iş birliği modeli haline geldiğini belirten Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ekim’de Ankara’da yapılması planlanan 13’üncü Liderler Zirvesi’nin yeni iş birliği alanlarının önünü açacağını söyledi.

Türkiye’nin Afrika ülkeleriyle ilişkilerine de değinen Erdoğan, Aralık ayında Libya’da düzenlenmesi planlanan 4’üncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’nin kıtayla geliştirilen ilişkiler açısından önem taşıdığını ifade etti.

Sudan’da ateşkes ve kalıcı barış çabalarını desteklediklerini söyleyen Recep Tayyip Erdoğan, Somali’de güvenlik ve kalkınmanın güçlendirilmesine yönelik çalışmalara da Türkiye’nin katkı sunduğunu belirtti. Libya’da istikrarın korunması gerektiğini söyleyen Erdoğan, ülkedeki siyasi sürecin Libyalıların liderliğinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Keşmir meselesine de değinen Erdoğan, Güney Asya’daki sorunların Birleşmiş Milletler Şartı ve ilgili kararlar çerçevesinde diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini söyledi.

COP31 Antalya’da düzenlenecek

Konuşmasının son bölümünde iklim değişikliğine değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çevre sorunlarının dünyanın tamamını etkilediğini söyledi.

Özellikle gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğinin sonuçlarını daha ağır şekilde yaşadığını belirten Erdoğan, bu ülkelerin ihtiyaç duyduğu finansmana ulaşmakta zorlandığını ifade etti.

Türkiye’nin kasım ayında Antalya’da COP31 Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağını hatırlatan Recep Tayyip Erdoğan, zirvede iklim adaletinin ön plana çıkarılacağını söyledi.

Erdoğan, Avustralya ile geliştirilen ortaklık kapsamında COP31’in iklim finansmanı, teknoloji transferi ve ülkelerin verdiği taahhütlerin somut adımlara dönüştürülmesine odaklanacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasını daha adil, insan merkezli ve iş birliğine dayalı bir uluslararası sistem çağrısıyla tamamladı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.