Antalya Diplomasi Forumu’nda Orta Doğu için güçlü liderlik ve monarşi modellerini savunan ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, siyaset dünyasını ayağa kaldırdı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, büyükelçiyi “istenmeyen adam” ilan etti.
Antalya Diplomasi Forumu’nda kürsüye çıkan ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, bölgedeki yönetim biçimlerine dair tartışmalı ifadeler kullandı.
Orta Doğu’da demokrasinin başarısız olduğunu savunan Tom Barrack, “merhametli monarşiler” olarak adlandırdığı rejimlerin daha sonuç odaklı olduğunu ileri sürdü. Bu açıklamalar, Türkiye’de demokrasinin temellerine ve diplomatik nezakete aykırı bulunduğu gerekçesiyle büyük bir tepki dalgasına yol açtı.
Özgür Özel büyükelçiyi istenmeyen adam ilan etti
Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel, Tom Barrack’ın sözlerine vakit kaybetmeden yanıt verdi. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasına atıfta bulunan Özgür Özel, demokrasiyi eleştirip monarşi güzellemesi yapmanın kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Tom Barrack için “persona non grata” yani istenmeyen adam ifadesini kullanan Özgür Özel, büyükelçinin Türk halkından özür dilememesi halinde görevine son verilmesi gerektiğini savundu.
Büyükelçiden güç ve istikrar vurgusu
Tartışmaların odağındaki Tom Barrack, konuşmasında bölgenin sadece güce saygı duyduğunu iddia etti. Suriye ve Körfez ülkelerini örnek gösteren büyükelçi, bu coğrafyalarda demokratikleşme çabalarının ve insan hakları odaklı müdahalelerin hüsranla sonuçlandığını savundu.
Tom Barrack, istikrarın ancak kararlı ve güçlü liderlik rejimleriyle sağlanabileceğini öne sürerken, Arap Baharı sürecinin başarısızlığını da bu tezine dayanak olarak gösterdi.
Diplomatik kriz kapıda
ABD’li diplomatın “işe yarayan tek şey güçlü liderlik rejimleridir” şeklindeki sözleri, sadece muhalefetin değil kamuoyunun genelinde de yankı buldu. Suriye gibi ülkelerdeki mevcut yönetimleri “cesur ve kararlı” olarak tanımlaması, uluslararası ilişkiler uzmanları tarafından Washington’ın bölge politikasında radikal bir eksen kayması sinyali olarak değerlendirildi. Gözler, bu sert açıklamaların ardından Dışişleri Bakanlığı’ndan resmi bir hamle gelip gelmeyeceğine çevrildi.
Bölgesel refah ve ittifak senaryoları
Tom Barrack konuşmasının sonunda, bölgedeki kalıcı refahın ancak İsrail’in çıkarlarıyla Körfez ve Suriye gibi köklü medeniyetlerin ortak bir paydada buluşmasıyla mümkün olacağını iddia etti.
Demokrasi pelerini giydirilmeye çalışılan yapıların çöktüğünü belirten büyükelçi, bölgenin tarihi gerçeklerine uygun yönetim modellerinin benimsenmesi gerektiğini savundu. Bu ifadelerin ardından Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkilerin nasıl bir seyir izleyeceği merakla bekleniyor.