Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 2026 NATO Zirvesi’nin ardından gerçekleştirdiği mülakatta F-35 teslimatından S-400 sistemlerinin geleceğine, Ortadoğu’daki bölgesel güvenlik düzenlemelerinden İsrail ve İran ile olan ilişkilere kadar stratejik başlıkları yorumladı.
YENİ BİR GAZETE – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı uluslararası zirvenin sonrasında The National gazetesine gündeme dair kritik açıklamalarda bulundu. Amerika Birleşik Devletleri ile yürütülen savunma sanayisi görüşmelerine değinen Hakan Fidan, iki ülke liderinin geçtiğimiz yılın eylül ayında Washington kentinde gerçekleştirdikleri zirvede F-35 projesine yönelik tüm pürüzleri ortadan kaldırma kararı aldıklarını hatırlattı. Türkiye’nin yıllar önce ödemesini tamamladığı uçakların hangarda beklediğini belirten Hakan Fidan, Amerikan Kongresi tarafından çıkarılan Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası engeline rağmen bu problemin çok yakında bir çözüme kavuşacağına inandığını ifade etti.
S-400 savunma sistemleri için Rusya ile ortak süreç
Uçakların teslim alınması durumunda mevcut S-400 hava savunma bataryalarının akıbetinin ne olacağı ve bu sistemlerin Birleşik Arap Emirlikleri’ne gönderilme ihtimali yönündeki soruyu yanıtlayan Hakan Fidan, hükümet içinde müzakerelerin sürdüğünü aktardı. Çözüm noktasında şu aşamada net bir ülke veya formül ismi veremeyeceğini söyleyen Hakan Fidan, iki ülkenin cumhurbaşkanları arasında bu doğrultuda siyasi bir irade bulunduğunu belirtti. Savunma sistemlerinin Moskova’dan tedarik edildiğini hatırlatan Bakan Fidan, sağlıklı bir tartışma zemini kurulabilmesi adına Rusya’nın da mutlaka bu küresel görüşmelerin bir parçası olması gerektiğinin altını çizdi.
İsrail hükümeti tüm bölge için ciddi bir yük oluşturuyor
Ortadoğu’da tırmanan gerilime ve Tel Aviv yönetiminin politikalarına yönelik sert eleştirilerde bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Binyamin Netanyahu hükümetinin eylemlerinin uluslararası güvenlik için büyük bir tehdit ve yük haline geldiğini savundu. Son dönemdeki siyasi söylemlerin Türkiye ile İsrail arasında sıcak bir savaşa dönüşüp dönüşmeyeceği yönündeki soruya açık bir çatışmaya yol açacak neden bulunmadığı yanıtını veren Hakan Fidan, Avrupa ülkelerinin de bu tehlikeyi yeni fark etmeye başladığını dile getirdi. İsrail idaresinin geçmiş ve mevcut hamlelerine bakıldığında Suriye topraklarında istikrarlı ve güçlü bir yönetim görmek istemediğini ifade eden Hakan Fidan, komşu ülkedeki ilerlemeyi baltalayacak dış müdahaleler konusunda uyarılarda bulundu.
Ortadoğu için dörtlü yeni güvenlik mimarisi kuruluyor
Bölgesel krizlerin çözümünde Türkiye’nin köklü geçmişi ve dinamikleri bilmesi sayesinde eşsiz bir arabuluculuk konumunda yer aldığını vurgulayan Hakan Fidan, bölgesel aktörlerin artık kendi sorunlarını sahiplenmesi gerektiğine dikkat çekti. Bu kapsamda Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan’ın katılımıyla barış odaklı ortak bir çalışma grubu oluşturulduğunu açıklayan Hakan Fidan, bu yapının mevcut bölgesel örgütlerin yerine geçmeyi amaçlamadığını, aksine resmi kurumların hantal yapısından sıyrılarak daha hızlı kararlar almayı hedeflediğini belirtti. Tahran yönetiminin bölgedeki önleyici güvenlik tezlerini de değerlendiren Hakan Fidan, toprak bütünlüğünü esas alan yeni bir güvenlik düzeni kurulduğu takdirde İran’ın da vekil güçler politikasından vazgeçerek kendi sınırlarına çekilebileceğini ve Washington ile kurulacak bir barış köprüsüyle sağlıklı müzakerelerin başlayabileceğini sözlerine ekledi.