İstanbul’da tarla ve tarım arazilerinin geleceği

Yayınlama: 08.01.2026
Düzenleme: 08.01.2026 14:39
A+
A-

İstanbul’da tarla ve tarım arazilerinin imara açılması, giderek büyüyen ve kenti adeta nefes alamaz hâle getiren bir sorun hâline geliyor.

Son on yılda İstanbul’un yeşil alanlarının, tarım arazilerinin ve tarlalarının hızla konutlara ve beton yığınlarına dönüştüğünü görüyoruz.

İstanbul zaten dolup taşmış, obez bir kent hâline gelmiş durumda. Bu gidişle her yeni konut ya da araç, şehrin oksijensiz kalmasına neden oluyor.

Oysa dünyadaki farklı örneklere baktığımızda, örneğin Brezilya’nın São Paulo kentinde devasa bir orman alanının doğayı bozmadan toprak tenis kortları ve bisiklet yollarıyla donatıldığını görüyoruz.

İnsanlar bu alanlarda hem spor yapıyor hem de yeşilin içinde nefes alabiliyor. İsviçre’de de benzer şekilde tarım yapılmayan ya da boş kalan alanlar imara açılmıyor; bunun yerine doğayla uyumlu spor ve dinlenme alanlarına dönüştürülüyor.

İtalya’dan da örnek verebiliriz: Milano çevresinde benzer yaklaşımlar mevcut ve tarım alanları doğayla iç içe spor komplekslerine dönüştürülüyor.

Avrupa’nın birçok ülkesinde bu tür alanlar konutlaştırılmıyor; çünkü doğanın korunması ve insanların spor yaparak sağlıklı bir yaşam sürebilmesi ön planda tutuluyor.

Biz ise İstanbul’da ne yazık ki bu değerli alanları betonlaşmaya kurban ediyoruz.

Tarla ve tarım arazileri, eğer tarım yapılmıyorsa bile, beton yerine doğa dostu spor alanlarına çevrilebilir.

Bu şekilde hem doğayı korur hem de İstanbul’un ciğerlerine biraz olsun nefes aldırırız.

2026 yılı için dileğim, İstanbul’un daha fazla yeşil alana, daha temiz havaya ve daha sağlıklı bir yaşam ortamına kavuşmasıdır.

São Paulo’dan İsviçre’ye, İtalya’dan diğer Avrupa ülkelerine kadar dünyada pek çok örnek var.

Bizim de bu örneklerden ilham alarak İstanbul’u korumamız şart.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.