İşin içinden çıkmak

Bu  deyimi çokça  kullanırız. Yıllarca insanlar  yaşadıklarından bir sonuç ortaya koyup  bu sonuçlara göre  hayatı disipline ederler. Yaşanan o kadar  farklı sonuçlar  var ki  hepsinin ortak  noktası insanın yaşayıp gördüğü gerçeklerdir. Bu gerçekler doğrultusunda yaşamda yapılması gerekenler  diye tarif edeceğimiz  bir den çok sonuçlar ortaya konmuştur. Eğitimli yada eğitimsiz  kim olursa olsun  herkes yaşamdan  kendine  […]

Yayınlama: 27.11.2019
A+
A-

Bu  deyimi çokça  kullanırız. Yıllarca insanlar  yaşadıklarından bir sonuç ortaya koyup  bu sonuçlara göre  hayatı disipline ederler.

Yaşanan o kadar  farklı sonuçlar  var ki  hepsinin ortak  noktası insanın yaşayıp gördüğü gerçeklerdir. Bu gerçekler doğrultusunda yaşamda yapılması gerekenler  diye tarif edeceğimiz  bir den çok sonuçlar ortaya konmuştur.

Eğitimli yada eğitimsiz  kim olursa olsun  herkes yaşamdan  kendine  bir ders çıkarması gerekir. Boşa kürek çekmeden   her adımı geleceğe  doğru emin adımlarla alması gerekir.

Bizler karşımızdakine öğüt  verirken   ne hissediyorsak  bize de öğüt  verenler aynı duyguları   beslediğini düşünüyorum.

Öncelikle yaşanmışlıklardan sonra ortaya çıkan ortak akıl  ve disiplinlere  değer vermeliyiz. Bu  zaman  zaman yasa olabilir yaşamın ortak değerlerinden gelenekler  olabilir  ahlak kurallarından biri olabilir.

Bu değerleri birden  bire yok sayıp, kendi kurallarımızı ortak yaşam alanında  dayatmak suretiyle uygulamak çok zordur. Bu aynı zamanda toplumsal  barışı bozmaktan öteye gitmez .

Bizler doğduğumuz günden itibaren ailemizin değerlerini taşırız. Her aile kendinden önceki  ailesinin geleneğini göreneğini ahlakını erdemini almak suretiyle  bir  özellik ortaya koya  bilir .bu farklılıklar  zenginliğimiz desek dahi asla  bir toplumu baskılayarak  tahakküm altına almaz.

Bizler ilimin ışığında  bilimsel çalışmalar yaparak nedensellikleri doğru  algılayarak toplumu uyandırmalı  ve  gerekli adımları atmalıyız.

Bu sebeple toplumun her alanda geride bırakan statükocu anlayışlardan kurtulmamız gerekir.

Siyasallaşan bir devlet anlayışıyla iktidarı kuranlar  aslında kendileri için bir  devlet aygıtı oluşturmuşlardır. Bununla  birlikte  her hükumetin  bir devleti yeniden kendine  benzetmek üzere kurgulandığını görünce devletin ne kadar zayıflatıldığını  görmekten zül duymaktayım .Bunun  için  de bugünkü  partiler yasasının değiştirilmesi gerekir.

Üyesine güvenmeyen  bir partinin hayat damarları tamamen   kapalıdır.. Halktan uzak yapılan siyaset kişileri memnun eder .Bir taraftan da beklentili olan halkı da biatlaştırır. Ortak devletin tek yönlü siyasi faaliyeti yoktur. .

Aydınlanarak aydınlatarak işin içinden çıkabiliriz. Bunu yapmak için  tek elden   eğitim  şart . Bir ülkede  gelişim için Milli eğitim   ve  bilimsel deneyim şarttır.

Milli eğitimin tamamen çağ dışı  kurallara meyletmesi  hepimizi ürkütmektedir. Özelleştirilen  bir eğitimle devletin milli birliği kurması  mümkün değildir. Aynı zamanda sermaye endeksli  ve din ve tarikat eksenli  bir eğitim sisteminde başarının  üst düzeye çıkması mümkün değildir.

Toplumsal konularda işin içinden çıkmak ve  bunu  her alanda mümkün kılmak için önce özde samimiyet ,birikim  ve medeniyetle  beraber kamucu anlayışı ortaya koymak geliştirmek  gerekir.

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.