Coco Gauff – Svitolina maçında skor tabelasından çok, kenar yönetimleri maçı ele verdi.
Coco’nun ekibinde beş kişi vardı; yüzlerde umut değil telaş, güven değil panik okunuyordu. Söylenen sözler inandırmaktan çok “inandırıyormuş gibi yapmaya” çalışıyordu. O anlarda anlıyorsun: bazen çok kişi, çok güç değildir.
Svitolina’nın tarafında ise iki kişi…
Biri koçu, biri eşi Monfils.
Koç konuşuyor, Monfils tek kelime etmiyor.
ATP’nin en yetenekli, en tecrübeli oyuncularından biri… ama haddini biliyor. Göz teması bile kurmuyor. Çünkü bazı anlarda susmak, oyuna yapılabilecek en büyük katkıdır.
Teniste sporcunun ekibi her şeyi ele verir.
Top atan sparring’in bile sınırını bilmediği, taktik vermeye çalıştığı, ön plana çıkmak istediği anlar vardır. İşler kötü gitmeye başladığında ekipteki kibir, yüzlere çarpar.
Ve acı gerçek şudur:
Bir sporcunun gidebileceği yer, çoğu zaman ekibinin kalitesiyle sınırlıdır.
Zeynep elemelerde son derece istikrarlı oynadı, yeteneklerini net şekilde gösterdi.
Ama bu, Türk tenisinin bulunduğu yeri bir anda değiştirmiyor. Junior oyuncularımızla ilgili hiçbir yerde tek bir haber bile yapılmadı. Popülerliğin ne kadar acımasız, ne kadar seçici olduğunu bir kez daha gördük. Başarıdan çok “görünürlük” çağındayız.
Djoković ise Avustralya’da bir şeyi daha anlamış oldu:
Ne yaparsa yapsın, Federer’e gösterilen sevgiye ve değere asla ulaşamayacak. Bu bir tenis meselesi değil, bir hikâye meselesi. Bazı oyuncular kupalarla, bazıları kalplerle kazanır.
İga Świątek’in kadınlar tenisindeki hegemonyasının da çatlamaya başladığını Rybakina net biçimde gösterdi. Geri itildiğinde, açı bulamadığında, kortun içine giremediğinde çözüm üretemediğini gördük. Güç yetmediğinde plan gerekir; plan yoksa oyun da yoktur.
Erkek tenisinde ise gerçek daha acımasız:
Robotik olmak zorundasın.
Musetti yeteneğiyle vardı ama fiziksel olarak dayanamadı.
Sinner ve Alcaraz yine her şeyi domine etti. Güç, hız, disiplin ve süreklilik… Artık romantik tenis çok kısa sürüyor.
Tenis değişti.
Ama bazı şeyler hiç değişmiyor:
Sessizlik bazen en doğru koçluktur,
Kalite kalabalıkla ölçülmez ve gerçek seviye, zor anlarda ortaya çıkar.