Şu dilden artık vazgeçin!

Yayınlama: 07.08.2026
A+
A-

Dijital medyanın hayatımıza girmesiyle birlikte yaklaşık 25 yıldır habercilik dili de değişti..

Meslektaşlarımız, sırf okur çeksin, daha fazla tık alsın diye öyle başlıklar atıyorlar ki, sonra dönüp haberin içine bakıyorsunuz, koca bir fos çıkıyor karşınıza..

Örnek mi, bugün Türkiye’nin en çok okunan haber sitelerinden birinde vardı..

“Ünlü şarkıcının kazancı dudak uçuklattı”..

Haberin içeriğine bakıyorsunuz; bir şarkıcı hanım kızımız bir sosyal medya platformunda ücretli abonelik başlatmış..

Dudak uçuklatan kazanca bakıyorsunuz; bir aylık geliri 110 bin Türk lirası..

Yahu insanların aklıyla dalga mı geçiyorsunuz..

Bu hanım kızımız zaten tek bir konserden milyonlar kazanıyor..

Ya sizin paradan haberiniz yok ya da hiç şef fırçası yememişsiniz..

Biz bu haberi çalıştığımız gazetelerde yapsak, şef anında bizi kapının önüne koyardı..

Bir başka örnek; “Marmaris’te korkutan deprem!”..

Haberin içeriğine bakıyorsunuz; depremin büyüklüğü 3,1..

Birincisi, deprem zaten korkutur..

Ama 3,1 büyüklüğündeki bir depremi insanların büyük bölümü hissetmez bile..

Mesela bizim İstanbul’daki ofis demiryolunun hemen bitişiğindeydi..

Her tren geçtiğinde, o haberini yaptığınız depremden daha fazla sallanırdık..

Hele bir de öyle başlıklar var ki, evlere şenlik..

Malumunuz, Türkiye’de emeklilere Ocak ve Temmuz aylarında açıklanan oranda zam yapılır..

Bazı internet siteleri tık almak uğruna neredeyse senenin her günü aynı başlığı atıyor, “Emekliye müjde!”..

Merak edip haberi tıklıyorsunuz..

Bir bakıyorsunuz ki ortada fol yok, yumurta yok..

Sadece yılbaşında yapılacak zam, enflasyon tahminlerine göre hesaplanmış..

Yahu yılbaşında zam almayan emekli mi var..

İlla ki açıklanan enflasyon oranında zam alacak..

Ama sen okuru kandırdın, haberini tıklattın ya, büyük iş başardın(!)..

Bir de magazincilerin klasik başlıkları var; “Ünlü oyuncudan üzen haber”..

Siz “Allah Allah, ne oldu, öldü mü, başına bir şey mi geldi?” diye düşünüp habere giriyorsunuz..

Bir bakmışsınız kedisi hastalanmış..

Sevgili arkadaşlar, özellikle genç meslektaşlarımız..

“Bu meslek neden öldü, insanlar neden habere güvenmiyor?” diye düşünüyorsanız, cevabı çok uzaklarda aramayın..

İşte sırf bu cahilce, atmasyon, yanıltıcı ve yalan başlıklar yüzünden..

Habercilik, okuru kandırma sanatı değildir..

Gazetecilik güven işidir..

Bir kez kaybettiğiniz güveni, milyonlarca tıkla bile geri kazanamazsınız..

Gelin şu dilden artık vazgeçelim..

Adam akıllı gazetecilik yapalım..

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.