Cirstea, Noskova, Iga, Kalinskaya, Pegula, Jovic, Andreeva, Coco, Rybakina, Sabalenka ve uzun bir aradan sonra Potapova…
Bu oyuncuların oyunları birbirine hiç benzemiyor.
Ama hepsinde ortak bir şey var.
Rakibi geriye itmek ve savunmada kalitesini hiç düşürmemek.
İlk servisten puan çıkarma oranları %62’nin üzerinde.
Maç başına ortalama 6 ace civarı.
Ama bunlar bana göre asıl sebep değil.
Hiçbirinin mükemmel servisi yok.
Hiçbirinin mükemmel returnü yok.
Asıl fark;
sahayı çok iyi kapatmaları, topu erken almaları ve rakibi istedikleri yere tekrar tekrar gönderebilmeleri.
Andreeva’nın savunmasına bakın.
Iga’nın çizgiye ne kadar yakın oynadığına bakın.
Iga’yı geriye itmek neden bu kadar zor?
Çünkü iki köşeyi çok iyi kullanıyor ve rakibe zaman bırakmıyor.
Kadın tenisinde 7-8 metre koşup tekrar dengeli bir vuruş yapmak zaten çok zor.
Ama bu oyuncular fiziksel olarak da maçın sonuna kadar düşmüyorlar.
Burada benim kafama takılan başka bir şey var:
Bu kadar iyi savunmanın sebebi sadece fizik olabilir mi?
Bence değil.
Çünkü herkes artık çok iyi çalışıyor.
Bence burada oyuncunun beyin yapısı, karar verme şekli, karakteri, günlük yaşamı ve ekibiyle olan uyumu da çok önemli.
Rakibin topuna sadece yetişmiyorlar.
Topun nereye gideceğini biraz daha erken görüyorlar.
Belki de fark burada başlıyor.
Sinapslardan bahsetmek fazla iddialı olabilir ama yıllarca yapılan doğru tekrarların beyinde oluşturduğu bağlantılar, algı ve karar verme hızının gelişmesi kesinlikle üzerinde düşünülmesi gereken bir konu.
Benim merak ettiğim şu:
Bir oyuncuyu bu kadar iyi savunmacı yapan şey bacakları mı, yoksa beyninin topu daha erken görmesi mi?
Bence cevap sadece kortta değil.
Oyuncunun kort dışındaki hayatında da.