Günümüz yüzyılında artık
iki tip insan var: iyi ve kötü.
Güç eline geçtiğinde bunu kendi lehine kullanan iyi,
başkalarının hakkını gözeten ise kötü sayılıyor.
Elindeki gücü kullanarak kortları kendi yeğenine veren iyi,
o kortları sporcu yetiştiren antrenöre veren kötü.
En temelden, kimsenin inanmadığı yerde bütün hamallığını yapan antrenörün
ismini bir kez bile söylemeyen sporcu iyi,
onu her fırsatta dile getiren ise kötü.
Başarının arkasındaki emeği silen iyi,
o emeği görünür kılan kötü.
Bir çocuğun hayalini elinden alıp “düzen böyle” diyen iyi,
o düzeni sorgulayan kötü.
Kendi konforu bozulmasın diye susan iyi,
doğruyu söyleyip yalnız kalan kötü.
İşini düzgün yapanı değil, kendine yakın olanı seçen iyi,
hak edeni savunan kötü.
Görüntüyü kurtaran iyi,
gerçeği anlatan kötü.
Kız çocukları bombalanıp öldüğünde susan iyi,
o sessizliği haykıran kötü.
Savaşın ortasında bir çocuğun hayatı yok sayılırken
“Bize dokunmuyor,” diyebilen iyi,
insanlığın utancını hisseden kötü.
İnsanların alkışladığıyla doğru olanın
aynı şey olmadığı bir zamandayız.
Öyle bir yüzyılda yaşıyoruz ki,
bundan fazla değil, 50 yıl önce iyi ve kötünün yer değiştirdiği,
insanların giderek kötü olduğu bir dönemde yaşıyoruz.
Umarım bir gün herkes zengin olur
ve iyi ile kötü yer değiştirir.