Haissem Hassan, Federer; İyi ki Türkiye’de doğmadılar

Yayınlama: 08.07.2026
A+
A-

Uluslararası federasyonlarda görev almış Yunan antrenör Nicolas, yıllar önce Antalya’da düzenlenen bir antrenör seminerinde gündüz Türkiye’nin dört bir yanından gelen 9-12 yaş sporcuları izledi.

Akşam toplantısında ise salonda derin bir sessizlik oluşturan şu cümleyi kurdu:

“Federer iyi ki Türkiye’de doğmamış.”

Ardından sordu:

“Bu kadar çocuğun içinde Zonguldak’tan gelen bir çocuk dışında herkes neden çift el backhand vuruyor?”

“Öğretimi daha kolay olduğu için mi?”

“Hiç mi kulüplerinizde tek el backhand becerisi olan çocuk yok?”

“Kısa vadeli sonuçlar uğruna farklı yetenekleri daha en başında aynı kalıba mı sokuyorsunuz?”

Salonda kimseden ses çıkmadı.

Aradan yıllar geçti.

Ne yazık ki değişen çok az şey var.

Bugün tek el backhand vuran istisna bir çocuk görüldüğünde hâlâ aynı cümle kuruluyor:

“Kızım, çok yeteneklisin ama çift ele geç. Gücün yetmez.”

Yani yeteneği geliştirmek yerine, sistemi yeteneğe uydurmak yerine; yeteneği sisteme uydurmaya çalışıyoruz.

Şimdi futbola geçelim.

Mısır, Arjantin karşısında 79. dakikaya kadar 2-0 öndeydi.

O dakikaya kadar sahadaki en büyük karakterlerden biri Haissem Hassan’dı.

Sakatlanıp oyundan çıktı.

Maç bir anda değişti.

Arjantin kısa sürede geri döndü ve Messi, neden futbol için doğmuş bir oyuncu olduğunu bir kez daha dünyaya gösterdi.

Ama o maçın bana bıraktığı en büyük iz Hassan’dı.

İspanya 2. Liginde oynayan, yıllık yaklaşık 1,5 milyon euro kazanan bir futbolcu…

Sahaya koyduğu karakterin, cesaretin ve tutkunun değeri ise parayla ölçülemezdi.

Belki de 100 milyon euronun üzerindeydi.

36-37 yaşında futbolu bırakmış isimlere 60-70 milyon euro ödeyen kulüplerimizin, o maçı izlerken en azından bir an durup düşünmüş olmasını isterim.

Çünkü gerçek kalite, bonservis etiketiyle değil; zor anlarda ortaya koyduğun karakterle ölçülür.

İşte Nicolas’ın yıllar önce anlattığı hikâye ile Hassan’ın sahada anlattığı hikâye aslında aynı yere çıkıyor.

Kolay olanı seçen sistemler yıldız üretemez.

Gerçek yetenek önce sıra dışı görünür, sonra dünya onu alkışlar.

Taklit edenler vitrini büyütür.

Üretenler ise tarihe geçer.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.