Biyografik Belgeseller

En çok ne izlemeyi seversiniz diye sorsak, çoğumuz muhtemelen belgesel deriz. Peki, gerçekten de bu kadar çok belgesel izliyor muyuz? Ben mesela, arada sırada izlemeyi severim. Özellikle de uçak korkusu olan ben, Uçak Kazası Raporu adlı programı izlemeyi çok seviyorum. Böylelikle, uçakların hiç de o kadar güvenli olmadığını savunmam için malzeme toplamış oluyorum. Ayrıca büyük […]

Yayınlama: 10.07.2017
A+
A-

En çok ne izlemeyi seversiniz diye sorsak, çoğumuz muhtemelen belgesel deriz. Peki, gerçekten de bu kadar çok belgesel izliyor muyuz? Ben mesela, arada sırada izlemeyi severim. Özellikle de uçak korkusu olan ben, Uçak Kazası Raporu adlı programı izlemeyi çok seviyorum. Böylelikle, uçakların hiç de o kadar güvenli olmadığını savunmam için malzeme toplamış oluyorum. Ayrıca büyük bir kedi delisi olarak, aslan belgesellerine de bayılıyorum ama avlarına üzülüyorum o ayrı. Eşim, bu nedenden dolayı çoğu zaman benimle dalga geçiyor. Ne yapayım, kıyamıyorum hayvanlara!

Bu tarz belgeselleri filmlerde görmeyi de çok seviyorum. Tabi filmlerde daha çok biyografilere yer veriliyor.

Son olarak I am Bolt adlı filmi izledim. Anlaşılacağı üzere Usain Bolt’un hayatını anlatan bir belgesel bu. Bence koşuların perde arkasını izlemek önemli. Koşulların ne kadar zor olduğunu görünce, insan daha da takdir ediyor.

Bunun dışında beni etkikeyen bir biyografi daha var.  Marilyn Monroe ve Bilinmeyen Hayatı. Marilyn Monroe deyince aklımıza gelen şeyler sarışın olması ve bir dönemin seks sembolü olmasıdır; ancak bu belgesel sayesinde, hakkında çok daha fazlasını öğrendim. Paranoid Şizofren annesi için endişelenen Marilyn, aslında kendisinde de bu hastalıkla savaşmak zorunda kalmıştır. Hep mutlu gibi görünen bu kadın, aslında yalnız ve mutsuzdur ama bunu göstermemeye çalışır. Bu belgeseli tavsiye ederim.

Diğer bir tavsiyem ise Natalie Wood’un Esrarı. Herkes Natalie Wood’u özellikle de West Side Story’nin Maria’sı olarak hatırlayacaktır. Peki, özel hayatında neler yaşadığını hiç merak ettiniz mi? Evlilikleri ve Hollywood kariyerinin yanı sıra benim halen daha merak ettiğim şey, Natalie Wood’un esrarengiz ölümüdür. Yüzme ve deniz korkusu olan Wood’un tekneden düşerek boğuldu söylense de, çoğu insan Wood’un bir cinayete kurban gittiği konusunda hemfikir. Bu belgeselde o gece de anlatılıyor. Tabi gerçekler halen aydınlatılabilmiş değil. Yine de izlemediyseniz, mutlaka tavsiye ederim.

Bu tarzda bir sürü örnek vermek mümkün Amy Winehouse’un hayatını anlatan Amy, Kurt Cobain’in hayatını anlatan Cobain gibi biyografik belgeseller var.

Biyografik filmleri ise ayrı bir köşede yazacağım. Normal filmleri bazen bir kenara bırakıp belgesellere dalmak gerekiyor. Bu kategoride bir de suç biyografilerine değinmek istiyorum. Son zamanlarda bazı davaları belgesel olarak görmek mümkün. O.J. Simpson ile ilgili yapılan belgesel bir sürü ödül aldı ve büyük bir ilgi gördü.

Bunun dışında, İtalya’da 2007 yılında cinayete kurban giden Meredith Kercher’ in vakasındaki baş şüpheli olan Amanda Knox hakkında Netflix tarafından bir belgesel yapıldı. Şuanda Casey Anthony vakası ile ilgili bir belgesel dönüyor.

Bundan önce de Jon Benet Ramsey belgeseli büyük ilgi görmüştü. Amerika’nın yankı getiren büyük vakalarını artık belgesel olarak izlemek bir moda haline geldi diyebilirim. Bakalım başka hangi biyografik belgeselleri göreceğiz.

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.