“Liyakat”

Yayınlama: 28.06.2026
Düzenleme: 28.06.2026 15:51
A+
A-

“Liyakat” artık bir kelime olmaktan çıktı; ülkenin ortak mizah dili oldu.

Sabah haberlerini açıyorsun: Liyakat. Spor programı izliyorsun: Liyakat. İşe alım konuşuluyor: Liyakat.

Yakında hava durumu bile “Bugün Marmara’da parçalı bulutlu, iç kesimlerde yer yer liyakatsızlık bekleniyor.” diye başlayacak.

İşte Deniz Göktaş‘ın yakaladığı nokta tam da bu.

Konu kitap okumak değil. Konu siyaset de değil. Konu, herkesin bildiği ama yüksek sesle söyleyemediği bir gerçeği iki cümleyle salondaki binlerce kişiye aynı anda kahkaha attırabilmek.

Çünkü liyakat öyle bir kelime oldu ki, tek başına stand-up yapıyor zaten. Deniz sadece mikrofonu uzatıyor.

En komiği de şu… Bir komedyen sahnede “liyakat” deyince salon kahkahaya boğuluyor. Gerçek hayatta “liyakat” deyince odadakiler sessizleşiyor.

Millî takım başarısız oluyor; istifa etmesi beklenenler geleceğin planını anlatıyor. Güveni kaybedenler, güven tazeleme toplantısı yapıyor. Halkın büyük çoğunluğu “Yeter.” diyor, cevap olarak “Bir dönem daha.” geliyor.

Sonra birileri çıkıp “Bu insanlar neden Deniz Göktaş‘a bu kadar gülüyor?” diye soruyor.

Çünkü insanlar sadece şakaya gülmüyor. Kendilerini görüyorlar.

Bazen bir kediye bakıp hayatı anlamaya çalışıyorum. En azından kedi, fare yakalayamıyorsa aslan olduğunu iddia etmiyor.

Belki de liyakatin en büyük düşmanı eleştiri değil, mizahtır. Çünkü mizahın vurduğu yere mazeret yetişmiyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.