Marmara’yı kim katletti?

Çocukluğum Cevizli’deki EİE Kampı’nda geçti.. Rahmetli babam şimdiki Maltepe Üniversitesi kampüsünün olduğu  EİE Kampı’nda hem bahçevanlık hem de gece bekçiliği yapıyordu.. Yüzmeyi bu kampta öğrenmiştim.. Sonrasında amcamın işlettiği Sümer Evleri plajına takılmaya başlamıştım.. Gençliğim de ablamın işçi olarak çalıştığı Tekel kampında geçmişti.. O dönem, Dragos’un hemen alt tarafında bulunan Tekel Sigara Fabrikası’ndan Kaynarca’ya kadar tüm […]

Yayınlama: 16.06.2021
A+
A-

Çocukluğum Cevizli’deki EİE Kampı’nda geçti..

Rahmetli babam şimdiki Maltepe Üniversitesi kampüsünün olduğu  EİE Kampı’nda hem bahçevanlık hem de gece bekçiliği yapıyordu.. Yüzmeyi bu kampta öğrenmiştim..

Sonrasında amcamın işlettiği Sümer Evleri plajına takılmaya başlamıştım..

Gençliğim de ablamın işçi olarak çalıştığı Tekel kampında geçmişti..

O dönem, Dragos’un hemen alt tarafında bulunan Tekel Sigara Fabrikası’ndan Kaynarca’ya kadar tüm sahil şeridi plaj ve kamplarla doluydu.. Çoğu da kamu kuruluşlarına ait kamplardı..

Yazları Türkiye’nin değişik şehirlerinden insanlar bu bölgeye gelir, tatillerini Kartal ve civar semtlerde geçirirdi..

Bazı Yeşilçam filmleri bu bölgedeki plajlarda çekilirdi.. O çekimlerde Tarık Akan’ı Kadir İnanır’ı Cüneyt Arkın’ı Filiz Akın’ı ve bir sürü ünlü sanatçıyı çıplak gözle görür, imza almak için peşlerinden koşardık..

Hatta o dönem Ekrem Bora, Bilge Zobu, Kenan Kalav ve Ali Ekber Çiçek gibi ünlü isimler semtimizden yazlık ev alarak komşularımız olmuşlardı..

Biz semtin gençleri de gün içinde yer beğenmez “o kamp senin bu plaj benim” gezer, boş alanlardan ise denize girmeye tenezzül etmezdik..

Zamanla kentleşme başlayınca o güzelim sahil şeridi müteahitlerin istilasına uğradı..

O zamandan bu güne bahsettiğim alanda sadece DSİ ve Hava Kuvvetleri Kampı kaldı..

Kentleşmenin ardından çoğu kamu kuruluşu olan kamplar, ya güneye taşındı ya da tamamen kapandı..

1992 yılında sahil yolunun geçmesinin ardından Caddebostan’dan Tuzla’ya denize girilecek alan kalmadı..

2 binli yıllardan beri bir çok belediye başkanı, eski kamp alanlarının karşısına plaj veya kamp vaadinde bulunmuştu..

Şimdilerde ise Kartal Belediye Başkanı Sayın Gökhan Yüksel, eski Tekel iskelesini su sporları merkezi yapmanın telaşı içinde..

Gökhan Yüksel, Kartal’ın çocuğu olduğu için ilçe halkının eskisi gibi burada denize girmesini ve su sporları yapmasını istiyor..

Ancak sayın başkanın bu hayalini son dönemde ortaya çıkan Müsilaj (Deniz salyası) erteleyecek gibi..

Çünkü son bir kaç aydır Marmara Denizi adeta can çekişiyor..

Uzmanlar, deniz salyasının bu denli yayılmasının nedenini araştırırken, bırakın Marmara’da denize girmeyi, etrafında oturulmasının bile sakıncalı olduğu ortaya çıktı..

Marmara Denizi’ne bir çevre felaketine dönüşen müsilaj sorununu çözmek için bilim insanlarının çalışmaları sürüyor. İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü’nde görevli bilim insanları tehdidi yerinde görmek ve bilimsel inceleme yapmak için Türkiye’nin en eski araştırma gemisi R/V Alemdar ile Doğu Marmara’ya açıldı..

R/V Alemdar ile Doğu Marmara’ya açılan bilim insanları, 20 yıl öncekinden çok farklı kendisini yenileyen bir müsilaj istilası yaşandığını belirtiyor..

Peki Marmara Denizi’ni bu hale kim getirdi?

Neden insanlar denizi olan bir şehirde tatil yapmak yerine başka başka şehirlere kaçmaya başladı?

Çünkü bunun sebebi başta yıllardır Marmara’yı çöp ve atık merkezi haline getiren iş bilmez yöneticiler..

Yıllarca şehrin tüm kanalizasyonu, “nasılsa deniz her şeyi temizler yok eder” düşüncesiyle Marmara’ya akıtıldı..

Yine cahil müteahhitler, şehrin tüm hafriyatını denize dökmeye başladı..

Bunun üstüne halkımız da her türlü pisliğini çöpünü, piknikten sonra Marmara’ya atınca, o güzelim deniz mahvoldu..

Şimdi uzmanlar bu denizi nasıl kurtarırız diye araştırmalar yapıyor..

Kafamızdaki bu zihniyeti değiştirmedikten sonra, doğanın kıymetini bilmedikten sonra ne kadar araştırılırsa araştırılsın hikaye!

Evinin salonuna çöp atmayan insan, hepimizin ortak kullanımına pislerken önlem almazsanız bugün daha çok ağlarsınız, ağlarız..

Yazık ettik Allah’ın bize bahşettiği bu muhteşem güzelliğe..

Herkes, hepimiz suçluyuz..

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.